BİLDİRİ TAKVİMİ

Kongrede ele alınması öngörülen konularda sunulmak istenen bildirilere ait son tarihler aşağıda verilmiştir.

6 Mayıs 2022 Bildiri özetlerinin gönderilmesi
27 Mayıs 2022 Bildiri özetlerinin değerlendirilmesi ve yazarlara sonucun bildirilmesi
2 Eylül 2022 Bildiri metinlerinin gönderilmesi
3 Ekim 2022 Bildirilerin değerlendirilmesi ve yazarlara sonucun bildirilmesi
Bildiri programının yayınlanması ve yazarlara bildirimi

Bildiri Yazım Kuralları ve Örnek Bildiri
Bildiri Özetinizin kabul edilmesinden sonra kullanılacaktır.

 

HPKON2022 İçin Değerlendirilmek Üzere İletilen
Bildiri Başlıkları

  1. Endüstriyel Yağdan Su Arındırma Sistemi ve Vernikleşme Giderme Teknolojisi
    Sabri Ertan Kurt – Toros Filtrasyon Teknolojileri
    .
    Bu çalışmada, endüstriyel yağ kullanılan sistemlerde yağda meydana gelen su kaynaklı bozulmaları iyileştirme yöntemleri ve vernikleşme yaşanan sistemlerde uygulanabilen kurtarıcı teknolojiler özetlenmektedir. Sektörden ve çalışma alanlarından bağımsız olarak, su etkisiyle yıkıma uğramış olan endüstriyel yağların, kullanılabilirliğinin devam ettirilebilmesi ve ömrünün uzatılabilmesi için uygulanabilecek çözümler, farklı uygulama örnekleriyle bu çalışma kapsamında sunulmaktadır. Oksidasyon neticesinde sistemlerde meydana gelen vernikleşmenin ortaya çıkarttığı milyonlarca liralık bütçesel kayba, hem bakım, hem işletme, hem de imalat kaybına yol açtığı günümüzde, vernikleşmeyi anlamak, riski öngörerek harekete geçmek ve olası kayıpları engelleyebilmek adına gerçekleştirilebilecek çalışma ve bu amaçla kullanılabilecek teknolojiler de detayları ve farklarıyla betimlenmiştir. Tüm bu anlatımlar dahilinde, paylaşılan veriler olabildiğince kapsayıcı ve uygulama farkları detaylandırılmış şekilde sunulmuştur. Nihai amaç, hem sektörlerin bu sebeplerden dolayı olası zarar ve kayıplarını en düşük seviyeye indirebilmek, hem de çevre güvenliği başta olmak üzere yeryüzü kaynaklarının daha verimli kullanılmasının sağlanabilmesidir.
    .
  2. Enerji Kazanımlı Hidrostatik İletim Sisteminde Performans ve Yakıt Tüketiminin Model Tabanlı Sistem Simülasyonu Yaklaşımı İle İncelenmesi
    Mustafa Yosun – DTA Mühendislik
    İzzet Özcan – Nurol Makine
    .
    Hidrostatik iletim sistemleri, genellikle iş makinelerinde, ağır taşıtlarda, içten yanmalı motorun gücünü kontrollü bir şekilde aktarmak için kullanılır. Kullanılan teknoloji iletim sistemlerinin performansını ve enerji tasarrufunu doğrudan etkilemektedir. Sistemlerin gerçek çalışma şartlarındaki davranışına göre sistem mimarisini tasarlamak ve boyutlandırmak gerekir. Hidrostatik iletim teknolojisinin kullanıldığı bir alan olan forkliftlerin yakıt tüketimini ölçmek için standart olarak VDI çevrimi kullanılabilir. Bu çalışmada, model tabanlı sistem simülasyonu yaklaşımı ile bir hidrostatik iletim sisteminin geleneksel ve enerji kazanımlı mimarilerinin fonksiyonel modeli oluşturulmuş, standart bir çevrim süresince sistemin çalışma performansı analiz edilmiştir. Yapılan uygulamada hidrostatik iletim sistemindeki hidrolik akümülatörler ve oransal valflerinin denetimi sayesinde enerji kazanımı sağlanmıştır. Bu sayede geleneksel ve enerji kazanımlı iletim sisteminin davranışı analiz edilip, performans ve yakıt tüketimi üzerine etkileri incelenmiştir.
    .
  3. Soğutma Sistemleri İçin Özel Çözümler
    Murat Özsezer – SMC Turkey Otomasyon
    .
    Soğutma hatları, özellikle metal işleme sektöründe sürekli olarak partikül, çapak gibi materyaller barındırır. Bu materyaller özellikle akışkanın kontrolü için kullanılan ekipmanlar, ayrıca soğutulan işleme parçalarının kalitesi için olumsuz şartlar oluşturur. Filtreleme bu aşamada büyük önem taşımaktadır. Endüstriyel filtre grubu, aletsiz bakım, kendi kendine temizleme operasyonu gibi özellikler sunarak kullanıcıların proseslerini iyileştirmekle kalmıyor, bakım gereksinimlerini de minimum seviyelere indiriyor.
    .
  4. Pnömatik Sistemlerde Enerji Tasarruf Çözümleri
    Efekan Şeşen – SMC Turkey Otomasyon
    .
    Bu çalışmada, basınçlı havanın makinalardaki verimsiz kullanımından kaynaklı oluşturacağı maliyetlerden ve bu noktada enerji verimliliğine yönelik çözüm ve örneklerden bahsedilmiştir. Hava kaçaklarının nedenleri, sonuçları ve takibinin öneminden bahsedilmekle kalmayıp aynı zamanda silindir ve üfleme uygulamalarında enerji verimliliğine yönelik önerilerden ve optimum basınçta çalışmanın öneminden bahsedilmiştir. Örnekler genel olarak, konvansiyonel ürünlerin enerji verimli yöntem veya ürünlerle değiştirilmesi durumunda ne kadar tasarruf sağlatacağı konusunda bilgi vermektedir.
    .
  5. Seri Üretim Hatlarında Basınçlı Hava Kullanılarak Statik Elektriğin Giderilmesi
    Tugay Okatan – SMC Turkey Otomasyon
    .
    Üretim kalitesinin, hızının ve maliyet etkinliğinin ön plana çıktığı günümüzde, üretim hatlarındaki statik elektriğin yarattığı etkiler plansız makine duruşlarına, ürünlerin toz toplamalarına, uzun süren bakımlara ve son ürünlerdeki yüksek hata oranlarına neden olabilmektedir. Statik elektrik problemi öncelikle otomotiv, dolum, kozmetik, paketleme ve gıda sektörleri başta olmak üzere neredeyse her uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir sorun haline gelmiştir. Bu sorunun giderilmesi için makinelerin topraklamalarının iyileştirilmesi, bakır fırça kullanılması, kullanılan hammaddelerin geliştirilmesi gibi önlemler alınsa da, çoğu zaman ilave önlemler alınması gerekmektedir. Statik elektriğin azaltılması ve uygulamalardaki etkilerinin en aza indirilmesi için farklı tiplerde iyonizer kullanılması gerekebilmektedir. Üretilen pozitif ve negatif iyonları iş parçalarına aktararak ürünlerdeki ve hatlardaki statik elektriği önemli ölçüde azaltan iyonizerler; farklı uzunluklarda olmak üzere bar tipi, tek noktadan üfleyen nozul tipi, yada hava bağlantısına ihtiyaç duymayan fan tipi yada benzeri yapılara sahip olabilirler.
    .
  6. Pnömatik Uygulamalarda Makina Güvenliği
    Halil İbrahim Karakelle – SMC Turkey Otomasyon
    .
    Üretim ve makine mühendisliğinde devam eden ilerleme nedeniyle, güvenlik giderek daha önemli hale geliyor. 2006/42 / EC sayılı Makine Direktifinin yürürlüğe girmesiyle, dünya genelindeki makine üreticileri, ürünlerini Avrupa’ya teslim ederken, makinelerinin tasarım ve geliştirilmesinde yeni gereksinimlere ve uyumlaştırılmış standartlara uymak zorundadır. Tehlike analizi ve risk değerlendirmesine ek olarak, güvenli bir kontrol sistemi için bir konsept gereklidir. ISO 13849-1 güvenlikle ilgili bileşenlerle ve bunların kontrol sistemleri için tasarım kılavuzlarıyla ilgilidir. Kapsamlı güvenlik mühendisliği, sistem konsepti ve tasarımıyla başlar. Potansiyel tehlikeler ve riskler ISO 12100’e göre analiz edilir. Eleme mümkün değilse, riskin azaltılması gerekir. Bu, sistemin tüm çalışma durumlarının değerlendirilmesini içerir: otomatik mod, bakım modu, temizlik vb.
    .
  7. Seri Haberleşme İle Pnömatik Sistemlerin Kontrolü
    Eren Başsaka – SMC Turkey Otomasyon
    .
    Günümüzde insanların, makine ve endüstriyel ekipmanlar ile haberleşmesi boyut değiştirerek makinelerin, insanlara ihtiyaç duymaksızın haberleştiği bir döneme geçiş yaptığını gözlemlemekteyiz. Endüstriyel haberleşmenin getirdiği kolaylıklar ve donanımsal özellikleri her geçen gün üretim kalitesini daha üst seviyelere taşımaktadır.  İnternetin insanlardan sonra cihazlar ve makineler dahil ‘nesneleri’ de kapsaması bu gelişmenin yapı taşını oluşturarak bütün toplumumuzu ve hatta hayatı değiştirmektedir. Sistemler her ne kadar genel olarak endüstriyel amaçlı geliştiriliyor olsa da, günlük hayata da bir takım etkileri olacaktır. Bu gelişmelerin üretim alanına yarattığı olumlu etkilerin neler olduğu irdelenmek istenmiştir.
    .
  8. Pompanın Değişken Devirli Tahriki İle Hassas Basınç Kontrolünün Yapılması
    Özgür Çelikdemir – Hidropar İzmir
    .
    Konvansiyonel hidrolik sistemlerde hassas debi, basınç, pozisyon ve kuvvet kontrolü oransal valfler kullanılarak yapılmaktadır. Son yıllarda hidrolik pompa değişken devirli tahrik teknolojileri ile sürülerek ve bu yönde algoritmalar geliştirilerek bu kontrollerin yapılması sağlanmaktadır. Bu çalışmada pompanın değişken devirli tahriki ile sağlanan basınç kontrolü incelenmiştir. Tasarlanan hidrolik devre üzerindeki algılayıcılar üzerinden deneyler yapılarak hedeflenen basınç değerinin sağlanması için gerekli olan pompa devri ile hidrolik sistemde sağlanması gereken sızıntıyı oluşturacak orifis delik çapı arasındaki ilişki incelenmiştir. Aynı hidrolik devre, simülasyon yazılımında oluşturularak sonuçlar karşılaştırılmıştır.
    .
  9. Pnömatik İş Elemanları ve Tutucuların Dünden Bugüne Gelişimi ve Servo Kontrol ile Entegrasyonu
    Mehmet Kasablar – Hid-Tek
    .
    Pnömatik iş elemanları ve tutucular, sitemlerde iş parçasını tutmak, taşımak, kaldırmak, sıkıştırmak vb gibi birçok amaçla kullanılan elemanlardır. Otomotiv, gıda, paketleme ve ambalaj, seramik, ağaç işleme vb gibi endüstrinin hemen hemen her alanında kullanılan bu iş elemanları sanayi devrimleri ile sürekli gelişerek her zaman ihtiyaçları karşılamaya çalışmıştır. 19. yy’da basınçlı havanın endüstride uygulanması başlayarak 20.yy’da modern pnömatik silindirler ile sistemlerde yaygınlaşması sağlanmıştır. 21.yy günümüz teknolojisinde artık kalite, süreklilik, hassasiyet, ve haberleşme ile birden fazla sistemlerin birbiri ile entegre çalışması beklenmektedir. Bu beklentiler sanayiyi otonom sistemlerin olduğu endüstri 4.0 dönemine götürmüştür. Hava sıkışabilen, sıcaklıkla genleşebilen karakteristik özelliğe sahip olduğu için iş elemanlarında  konumlama hassasiyetini bazen karşılayamamaktadır. Bu sebeple iş elemanı ve tutucularda konumlama hassasiyetini, hız, kuvvet kontrolünü sağlamak amacı ile servo-step motor kontrollü elektrikli sistemler geliştirilmiştir. Elektrikli silindir ve tutucular entegre haberleşme modüllerine sahip ekipmanlar olduğundan sistemlerin birbirleri ile kontrolleri ve sekron çalışmalarını sağlamıştır. Ayrıca elektrikli tutucu sistemleri için arge sürecinden sonra üniversiteler ile birlikte yapılan özel yazılım, matematiksel model, analiz programları ve test yöntemleri ile sistemin sağlaması yapılmıştır.
    .
  10. Servo Motorlu, Sabit Deplasmanlı Pompa İle Pozisyon veya Basınç Kontrolü
    Beklan Canbulat – Hidropar İzmir
    .
    Pozisyon veya basınç kontrollü yapabilmek adına bilinen en klasik çözüm, oransal valfler ile PLC kombinasyonunu kurgulamakta yatıyordu. Eski yıllarda Servo valfler yardımıyla gerçekleştirilebilen pozisyon ve basınç kontrolleri, teknolojinin gelişmesiyle birlikte birçok uygulamada yerlerini yüksek tepkimeli oransal valflere bırakmasına sebep oldu. Yüksek tepkimeli oransal valfler, kendi sürgüsünün kontrollünü kapalı çevrim olarak gerçekleştirirken, PLC ‘ de oransal valfin kontrollünü sahadan aldığı geri beslemeye göre kapalı çevrim olarak gerçekleştiriyordu. Sürekli kontrollün olması ve oransal valflerdeki girişi çıkış arasındaki basınç kaybı (ΔP) , yağın ısınmasına sebep olmakla birlikte ekstra soğutma ihtiyacına, dolayısıyla uygulama için daha fazla enerji kullanılmasına sebep olmaktadır. Uygun pozisyonlama yapabilmek için genel olarak optimum viskozite endeksinin 16 – 36 mm2/sn olması gerçeği göz önüne alındığında, yağı stabil sıcaklıkta tutmanın önemi ortaya çıkmaktadır. Günümüz koşullarında enerjinin ciddi bir maliyet kalemi olmasından dolayı, enerji tasarrufu sağlayabilen sistemler üzerinde çalışmalar yapılmış ve bu çalışmalar ışığında sahadan alınan geri beslemeler sayesinde servo sürücünün kontrol ettiği, servo motor ile sabit deplasmanlı pompanın devri dinamik bir şekilde ayarlanarak, pozisyon veya basınç kontrollü yapılmasına olanak sağlanmıştır. Servo sistemlerle tasarlanan hidrolik sistemin, konvansiyonel sistemlere göre ihtiyaç duyulan enerji miktarında uygulamaya bağlı olarak % 20 ile % 70 arası tasarruflar sağlandığı gözlenmiştir.
    .
  11. Petrol ve Gaz Endüstrisi İçin Hidroik Sistem Çözümleri
    Onur Eken – Bosch Rexroth
    .
    Enerji modern yaşamın en önemli gereksinimlerinden biridir. Tartışmasız bir şekilde, dünya enerji ve tüm endüstri sektörlerinin başında Petrol ve Gaz Endüstrisi gelmektedir. Arama, üretim, taşıma, rafinaj, pazarlama gibi safhaları ve kolları olan Petrol endüstrisi için zorlu çalışma ortamlarında yerden bağımsız olarak üretimi optimize ve verimliliği arttırmaya yardımcı olan ve günden güne güvenilir bir şekilde çalışmaya devam eden hidrolik ekipmanlara ve çözümlere ihtiyaç vardır. Bildirinin içeriğinde bu ekipman ve çözümlerin teknik hesaplamaları, hidrolik devre şemaları ile birlikte analiz edilerek değerlendirilecektir.
    .
  12. Hidrolik Silindirlerden Servo Silindirlere Geçiş
    Mustafa Uğur Doğan – Hid-Tek
    .
    Hidrolik iş elemanları, hidrolik enerjisini hareket enerjisine çevirirler. Doğrusal hareket elde edilenlere, Hidrolik Silindir denir. Yapılacak işin şekline göre hidrolik sistemler presler de fikstürlerde makine üretiminde yaygınca kullanılan iş elemanlarıdır. Hidrolik akışkanın yüksek tonajlara çıkma kolaylığı yüzyıllardır insanlığa hizmet etmiştir. Günümüzde akışkanlar mekaniği hidroliği kontrol etmek için hidrolik valfler selonoid valfler, oransal valfler, servo valfler ile bu gücü kontrollü hale getirmek için birçok ekipmanla kullanılmaktadır. Ancak bu ekipmanları biribiri içinde eşzaman çalıştırmak değişen sıcaklık şartları ve izlenebilirlik, hareket hassasiyeti gibi eksikliklerinden insanları Servo kontrollü silindirlere doğru yönlendirmiştir. Servo kontrollü silindirler konum hassasiyeti, hız, verilerin saklanması, üretirken kontrol etme yeteneği sayesinde gün geçtikçe belirli tonajlarda hidrolik ile yarışır hale gelmiştir. Gün geçtikçe üretim hatlarımız daha az insanlı, kaliteyi üretirken sağlayan hale gelmektedir. İste tam burada servo presler bize cevap vermeye başlayacaktır.
    .
  13. .Arka Tekerleklerden Çekişli Bir Motor Greydere Tüm Tekerleklerden Çekiş Özelliği Kazandıracak Ön Hidrostatik Yürüyüş Sisteminin Tasarlanması, Modellenmesi ve Simülasyonu
    Ufuk Akpınarlı, Haydar Can Yalçınkaya, Ekin Cansu Özkan – Hidromek
    Y. Samim Ünlüsoy – Ortadoğu Teknik Üniversitesi
    .
    Bu çalışmanın konusu, arka tekerlekleri dizel motorla sürülen geleneksel bir motor greyderin, ön tekerleklerinden de tahrik edilmesi için tasarlanan hidrostatik yürüyüş sistemidir. Ön yürüyüş sisteminin eklenmesi ile greyder tüm tekerleklerden çekişli bir araç özelliğini kazanmaktadır. Kavramsal tasarım aşamasında hidrostatik yürüyüş sisteminin temel unsurlarının seçimi ile ilgili olarak yapılan çalışmaların ayrıntıları verilmiş, hidrolik devre şeması sunulmuştur. İlk tasarım aşamasında, hedeflenen değerler doğrultusunda sistemi tasarlayabilmek için, hidrolik pompa ve hidrolik motor seçim kriterleri belirlenerek, yürüyüş sisteminin temel hesaplarına yer verilmiştir. Ana dizel motordan gücünü alan hidrostatik yürüyüş sistemi için harcanabilecek maksimum gücü belirleyebilmek için güç regülasyonu yapılmıştır. Yürüyüş sisteminin hidrolik devre şeması üzerinden, Matlab/Simulink/Simscape ortamında temel elemanlarını kapsayan modeli oluşturulmuş ve farklı çalışma durumlarında simülasyonları gerçekleştirilmiştir. Simülasyon çıktıları ile yürüyüş sisteminin temel hesapları karşılaştırılmış. Elde edilen veriler sonucunda hidrostatik yürüyüş sistemi tasarımı doğrulanarak araç üzerinde uygulanmıştır.
    .
  14. Elektro-Pnömatik Kontrollü Dizaltı Protezi Tasarımı ve Simülasyonu
    Erol Uyar, Mehmet Sergen Çatal – Ege Üniversitesi
    .
    Bu çalışmada, bir dizaltı protezinin elektro-pnömatik kontrol tasarımı, prototip testi ve simülasyonu ele alınmıştır. Kazalar ve diyabet hastalığı gibi nedenlerden maalesef birçok kişinin ayak ampütasyonu gerekli olmakta ve çoğunlukla da diz altından gerçekleştirilmektedir. Çift ayakla (bipedal) yürüme dinamiği belli olan bir insanın bilek, diz ve kalça hareketleri arasındaki senkron ilişkiden yararlanılarak kalçası sağlam olan kişinin kalça hareketlerine bağlı olarak diz hareketi türetilebilmektedir. Bu çalışmada önce bipedal yürüme sırasında özellikle kalça ve diz sinyalleri arasındaki çapraz korelasyon ilişkisi incelenerek kalçaya bağlı referans diz hareketi sinyali üretilmiş ve buna bağlı olarak dizin hareketi geri beslemeli bir kontrol devresi ile sağlanmıştır. Üretilen Referans diz sinyali ile geri beslenen sinyal  mikroişlemciye yüklenerek oluşturulan hataya bağlı oransal bir valfin kumanda ettiği döner silindire bağlı olan diz protezi hareket ettirilmiştir. Prototip tasarımı başarı ile gerçekleştirilen kontrol tasarımının MATLAB ile simülasyonu yapılarak sonuçlar karşılaştırılmıştır.
    .
  15. Soğuk Haddelenmiş Yassı Mamul Üretiminde Otomasyon Destekli Servo Kontrol Mekanizmaları İle Teleskopik Sarım Oluşumunun Engellenmesi
    Coşkun Tuncer, Şeref Han Anaç – Ereğli Demir ve Çelik
    .
    Küresel ekonominin kritik önem kazandığı dünyamızda, teknolojinin gelişmesi ile üreticilerin müşterilerine her konuda daha iyi hizmet sağlayabilmesi için birbirleri arasındaki beklentileri de artmıştır. Otomotiv, gıda ve beyaz eşya sektörlerinde özel beklentileri sağlamaya yönelik uygulamalarda Soğuk Haddelenmiş Yüksek Mukavemete sahip çeliklere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyaçlar doğrultusunda; üretim sürecinin girişinden çıkışına kadar olan süreç içerisinde, yassı mamul şeridin merkezden ilerletilmesi ihtiyacı artmıştır. Yassı mamul ve üretim hattı merkezi arasındaki sapmayı engelleyerek üretimin merkezden ilerletilmesini sağlayan sistemler literatürde Kenar Pozisyon Kontrol (EPC) sistemi ve Merkez Pozisyon Kontrol (CPC) sistemi olarak adlandırılmaktadır. EPC ve CPC sistemlerinin en temel yapıtaşları: kontrol sistemleri, sensörler (manyetik/kapasitif, optik, radar), hidrolik silindirler ve servo hidrolik valflerdir. Bu çalışmada, EPC ve CPC’lerin çalışma prensibi anlatılarak teleskopik sarım kusurunun tolere edilebilir ölçülere getirilmesi ve EPC ve CPC’lerin endüstrideki kullanım alanlarından bahsedilecektir.
    .
  16. Hidrolik Sistemin Konum Kontrolünde Kesir Dereceli Denetleyici Performansının İncelenmesi
    Mustafa Yavuz Coşkun, Mehmet İtik – Karadeniz Teknik Üniversitesi
    .
    Hidrolik sistemler sağladıkları yüksek güç ve görece düşük ağırlık sebebiyle endüstrinin vazgeçilmezi olarak günümüze kadar kullanılagelmiştir. Hidrolik sistemlerin efektif olarak kullanılmasına yönelik yapılan çalışmalar bu sistemlerin yapısal özelliklerini geliştirilmesine odaklı olduğu kadar verimli denetim yöntemlerinin ortaya konulmasına da bağlıdır. Endüstride etkinliğini ortaya koyan PID denetleyici hidrolik sistemler için yaygın olarak kullanılmaktadır. Günümüzde ise denetim performansını arttırmak için tasarlanması kolay ve bozucu etkilere dayanıklı denetim yöntemleri ortaya koyulmaktadır. Yapılan bu çalışmada kesir ölçekli PID kontrolcünün hidrolik sistemler üzerindeki konum denetim performansı deneysel olarak ortalama hata kareleri toplamı kökü kullanılarak incelenmiştir. Bu kapsamda, sabit hızlı-sabit deplasmanlı pompa ile beslenen ve oransal vanayla sürülen diferansiyel hidrolik pistona sahip sistem modellenmiştir. Denetleyicin optimizasyonu parçacık sürü algoritması ve sistem modeli kullanılarak yapılmıştır. Yapılan deneysel çalışmalar kesir dereceli PID denetleyicinin modellenmeyen sistem dinamiğinin yarattığı belirsizlikler karşısında PID denetleyiciden daha iyi performans gösterdiğini ortaya koymuştur.
    .
  17. İşleme Fikstürleri, Klemp Teknolojisinin Tarihsel Gelişimi ve Yüksek Basınçlı Hidrolik Ürünler Yerine Alçak Basınç Ürünleriyle Verimlilik Arttırımı ve Geleceğin Mekanik Kilit Sistemli Parça Bağlama/Sıkma Teknolojisi
    Ali Çelik – Hidropar Bursa
    .
    Ülkemiz sanayisi gelişmekte ve dünya pazarında önemli derecede yer edinmeye çalışmaktadır. Rekabet seviyesi ülke sınırlarını aşarak dünya çapında mücadele etmemizi gerektirmektir. Rekabete uyum sağlamanın yada bir adım öne geçmenin birinci şartı büyümeden daha ziyade verimliliği arttırmaktır. İşlevselliği arttırmanın yolu, inovatif düşünen bireylere yatırım yapmak ve inovasyonu firmalar ile tanıştırmaktan geçmektedir. Verimlilik, her alanda olduğu gibi iş parçası bağlama ve pozisyonlama ürünlerinde de geçerlidir. Bu bağlamda, işleme fikstürleri yolculuklarına mekanik bağlama sistemleriyle 1950’li yıllarda başlamıştır, 1990’lı yıllara gelindiğinde ise artık mekanik sistem bağlama ürünleri yerine yüksek basınçlı (500 bar’a kadar) ürünler tercih edilmeye başlandı, 2000’li yıllardan sonra ise özellikle Japonya markalarının bu konudaki çalışmaları, artan verimlilik ihtiyacı göz önünde bulundurularak 500 bar yerine 70 barlarda çalışan ve aynı teknik değerlere ulaşan ürünlere doğru evrildi. Peki! teknoloji ve verimlilik ihtiyacı bu tarihten sonra durdu mu? Asla durmadı, ve durmayacak; alçak basınç ürünlerinin yerine geleceğin sıkma teknolojisine sahip hibrit klemp modelleri 2010’yıllarından itibaren üretilmeye başladı. Hibrit klemp tanımı; Japon menşeili Kosmek markasının patentli ürün grubudur ve klempe verilen hidrolik yada pnömatik basıncın klemp içinde yer alan mekanik kilit sistemini harekete geçirerek sıkma bilyalarının konik alana oturmasını ve bilyalara uygulanan baskı ile yüksek kuvvetli sıkma ve tutma kuvveti elde edilmesine imkan sağlamıştır. Bu iç yapı, geleneksel basınç çarpı alan formülünden daha farklı bir kuvvet formülü çıkarmıştır. High-Power klemp teknolojisinin faydalarını çizelge 1.(4) ile daha iyi ifade edebiliriz. Kesik çizgiler ile gösterilen klemp alçak basınç döner klempidir, daha küçük olan diğer ürün ise high-power adı ile anılan mekanik kilit sistemine sahip Kosmek döner klempidir. Her iki üründe aynı şartlar altında test edilmiştir ve high-power döner klemp klemp daha küçük gövde yapısına sahip olmasına rağmen neredeyse aynı sıkma kuvvetini vermektedir. Üstelik içerisinde ki mekanik kilit sistemi sayesinde 9,1 kN luk holding force yani tutma kuvveti sağlamaktadır, bu durum sıkma kuvvetinin 2 katına kadar tutma kuvveti özelliğinin ifadesidir. ( holding force: klempin sıkma yaptıktan sonra açılmaya karşı gösterdiği direnç kuvvetidir.)İş parçası bağlama ve pozisyonlama konusunda teknoloji bize öncelikle mekanik bağlama ekipmanlarını, ardından yüksek basınç hidrolik klempleri daha sonra alçak basınç hidrolik ürünlerini ve son olarak da mekanik kilit sistemli ürünleri vermektedir. Teknolojik gelişmeler her alanda olduğu gibi iş parçası bağlama ve pozisyonlama ürün gruplarında da hızla devam etmekte. Teknolojiyi yakalamak, bizleri her alanda ileriye götüreceği gibi artan verimliliğimiz ekonomik gelişmelere sebep olacaktır.
    .
  18. .Mobil Uygulamalarda “Internet Of Thinks”
    Ahmet Şakiroğlu – Bosch Rexroth
    .
    Bu bildiride, mobil uygulamalardaki araçların belirli bir sistem üzerinden Cloud alt yapısıyla master sisteme bilgi aktarımı sayesinde araçtan sağlanacak faydalardan ve uygulama detaylarından bahsedilmektedir. BODAS (Bosch Rexroth Digital Application Solution) Connect ile mobil araçlarda kullanılan ürünler hakkında detay bilgiye sahip olunacak ve ürünlerin aktif durumları anlık olarak kullanıcı ile paylaşılacak ve yorumlanacaktır. Bu sayede araç ile ilgili aşağıda belirtilen maddeler hususunda bilgi sahibi olma imkânına ulaşılacak.
    .
    – Aracın ve ekipmanların ömrü
    – Uzaktan erişim ve servis
    – Filo yönetimi
    – İş akış diyagramları
    .
    Bu uygulama sayesinde, kullanıcıdan önce ihtiyaç olan durumlarda, müdahale etme veya bilgilendirme imkânına sahip olunacak, kullanım verimliliği arttırılabilecek ve yönetsel sistematikler geliştirilecektir.
    .
  19. Otomasyonun Akıllı Telefonları
    Emrah Emre – Bosch Rexroth
    .
    Dijitalleşmenin kaçınılmazlığı, avantajları ve günlük hayatımıza dokunan kolaylıkları otomasyon dünyasını da hızla etkilemektedir. Otomasyon ve bilişim teknolojileri yazılım geliştirme platformları arasındaki sınırların kalkmasıyla birlikte, akıllı telefonlarımız ile tanıştığımız “uygulama” tabanlı otomasyon sistemleri, geleceğin fabrikalarında çalışıyor olacak. Yeni otomasyon sistemlerinde kontrol ve sürücü organlarına web tabanlı erişim ile tüm veri ve parametrelere kolaylıkla erişim sağlanabilmektedir. Diğer taraftan, PLC/CNC gibi cihaz programlarının yanı sıra, istenen IT yazılım geliştirme platformunda ilave programa gerek kalmadan yazılım geliştirilebiliyor. Bu çalışmada, yeni platformların sağladıkları esneklikler ve geleceğin otomasyon yazılımları konusuna değinmeye çalışacağım.
    .
  20. Yeni Toz Keçesi Test Cihazının Tasarımı ve Toz Keçesi Performansının Doğrulanması
    Cem Tanyeri, Seçkin Semiz – Kastaş
    .
    Toz keçeleri hidrolik ve pnömatik sistemlerde öncelik olarak görülmemektedir, ancak hidrolik veya pnömatik sistemi dış ortamdan koruyan sistemin en önemli unsurlarından biridir. Hidrolik ve pnömatik sistemlerdeki kirlilik; donanım, sızdırmazlık elemanları ve tüm sistemin diğer bileşenlerinde önemli hasara neden olabilir. Bu bildiride, toz keçelerinin performans testlerini gerçekleştirmek için tasarlanan yeni bir test ekipmanı ve çalışma sistematiği paylaşılmaktadır.. Bu test cihazının temel amacı, belirli çalışma koşullarını simüle etmek, verimli çalışma ömrünü belirlemek ve belirli koşullar altında toz keçelerinin performansını gözlemlemek için dış ortamdan gelen partikülleri saymaktır. Bildiri, toz keçelerinin test donanımının tasarımı ve toz keçeleri üzerindeki çevresel etkilere dayalı performans analizi hakkında genel bir teknik bakış sunmaktadır. Bu verilerin bir sonucu olarak, dış kirletici ortama bağlı olarak toz keçelerinin tasarımı ve malzeme seçimi için kriterler belirlenmiştir.
    .
  21. Mobil Hidrolik Sistemlerinde Kullanılan Çift Etkili Piston Sızdırmazlık Elemanının Sonlu Elemanlar Metodu İle Geliştirilmesi
    Oğulcan Yıldırım, Yoncagül Çelik Erez – Kastaş
    .
    Mobil hidrolik sistemlerde piston sızdırmazlık elemanları şok basınçlara, yüksek sıcaklığa, uygun olmayan çalışma yüzeylerine, uzun stroklara vb. zorlu şartlara maruz kalmaktadırlar. Bu bildiride söz konusu zorlu şartlarda çalışabilecek çift etkili bir piston sızdırmazlık elemanının tasarlanması, optimizasyonunun gerçekleştirilmesi ve ileri sonlu elemanlar yöntemi ile tasarım ve doğrulama süresinin azaltılması süreçlerinin aşamaları ve ürün tasarımı süreci detaylandırılmıştır.
    .
  22. Tarım Traktörlerinde Kullanılan Transmisyon Kontrol Valfinin Tasarımı
    Murtaza Atik, Özay Mürkit, Gökay Uymaz – Hema Endüstri
    .
    Transmisyon kontrol valfleri; traktör hidrolik sistemlerinde kuyruk miline hareket verme, iki çeker-dört çeker dönüşümü yapma, traktörün ileri geri hareket yönünü belirleme, diferansiyel kilitleme, park freni gibi çeşitli transmisyon fonksiyonlarını kontrol etmektedir. Selenoid valfler, basınç arttırıcı valfler, basınç düşürücü valfler ve minimum basınç valfleri gibi kompenentlerin birlikte kullanıldığı hidrolik, elektro-hidrolik valflerdir. Valf üzerinde sistem basıncını ve sıcaklığını sürekli ölçen ve ECU ile sürekli iletişim halinde olan sensörler mevcuttur. ECU motor devrini, araç hızını ölçen sensorlar ile de sürekli haberleşerek transmisyonu kontrol etmek için yazılımda belirtilen güvenlik ve konfor şartlarını sağlayan doğru yöntemleri seçer. Bildiride 140 hp traktörlerde kullanılan transmisyonun fonksiyonlarının kontrolü için tasarlanan trasmisyon kontrol valflerinin tasarım ve test süreçlerinden bahsedilmiştir.
    .
  23. Değişken Deplasmanlı Eksenel Pistonlu Pompalarda Gürültü, Titreşim ve Basınç Dalgalanmasını Etkileyen Kritik Noktalar
    Erdem Yalçın, Bahar Uymaz – Hema Endüstri
    .
    Hidrolik sistemlerde enerji tasarrufu ve kontrol kolaylığı sebebiyle değişken deplasmanlı pistonlu pompaların sektörde tercih edilirliği her geçen gün artmaktadır.
    .
    Bu bildiride değişken deplasmanlı eksenel pistonlu pompaların kontrol tipleri tanıtılmış, basınç dalgalanması (ripple), gürültü ölçümü ve titreşim ölçüm yöntemleri açıklanarak gürültü, titreşim ve basınç dalgalanmasını etkileyen kritik noktalar incelenmiştir.
    .
  24. Hidrolik Ön Yükleyici Valflerde TS EN 12525+A2 Operatör Güvenliği Standardına Uygun Sürgü Kontrol ve Kilitleme Mekanizması Tasarımı ve Analizi
    Nilgün Koru, Gökay Uymaz – Hema Endüstri
    .
    Ön yükleyici valfler, içindeki sürgülerin ileri-geri hareketi ile pompadan gelen hidroliği silindirlere yönlendirerek kepçe gibi ekipmanların indirme-kaldırma ve yükleme-boşaltma gibi işlevlerini yerine getirmesini sağlayan hidrolik elemanlardır. Ön yükleyici valfler genellikle iki tip sürgüye sahiptir. Birinci sürgü ön yükleyicinin bom silindirlerinin indirme-kaldırma işlevini sağlar, bunun yanında yüzdürme işlevini de gerçekleştirebilir. İkinci sürgü ise ön yükleyicinin kepçe silindirlerinin doldurma-boşaltma işlevini yerine getirir, opsiyonel olarak hızlı boşaltma (regenerative) işlevini de gerçekleştirir. Bu bildiride traktörlerde kullanılan ön yükleyici hızlandırma sürgüsünün, kepçe hızlı boşaltma işlevini engelleyen ve TS EN 12525+A2 standardına göre operatör güvenliğinin sağlanması için bütün sürgüleri kilitleyen mekanizma tasarımı yapılmıştır. Sonlu elemanlar yazılımı ile yapılan yapısal analiz sonuçları paylaşılmıştır.
    .
  25. Traktörlerde Kullanılan Hidrolik Akışkanın Çalışma Basıncının Düşürülmesinin Yakıt Tasarrufuna Etkisinin Deneysel ve Teorik Analizi
    Samet Nak, Semiha Öztuna – Hema Endüstri
    .
    Traktörlerin hidrolik kaldırıcılarında kullanılan kontrol valfleri, hidrolik kaldırıcıya bağlanan ekipmanları kaldırıp indirmede ve sürüm esnasında istenilen hareketlerin kontrollü bir şekilde yapılmasını sağlamaktadır. Kontrol valfleri, pompadan gönderilen hidrolik akışkanın hidrolik kaldırıcıda bulunan silindir veya silindirlere istenildiği kadar hidrolik akışkan dolmasını, boşaltılmasını veya hapsedilmesini sağlayarak, bu sayede hidrolik kaldırıcının istenilen hareketleri yapması sağlamaktadır. Hidrolik kaldırıcıların istenilen hareketleri yapması kontrol valfi tarafından dengeli, hassas veya sert tepkili olacak şekilde istenebilir. Kontrol valfleri tasarımları gereği sistemde dolaşan hidrolik akışkanda belirli bir basınç kaybına yol açmaktadırlar. Bu basınç kaybı pompadan gönderilen hidrolik akışkanın basıncını arttırmakta ve traktörün daha fazla yakıt harcamasına yol açmaktadır. Bu çalışmada, kontrol valflerinde kullanılan hidrolik akışkana yön veren ana sürgünün, mevcut tasarım ve yeni tasarım ana sürgülü modellerin çalışma anında traktörlerin pompasından çektiği gücün azaltılmasına yönelik, deneysel ve teorik olarak analizleri yapılmıştır. Yapılan bu çalışma sonucunda, traktörün tarla sürüm işlemi esnasında yakıt tasarrufu sağlanabileceği deneysel ve teorik analizlerle doğrulanmıştır.
    .
  26. Pnömatik Kontrollü Sac Bükme Makinası Tasarımı
    Mahmut Can Şenel, Cengiz Görkem Dengiz, Muzaffer Üstün – Ondokuz Mayıs Üniversitesi
    .
    İmalat sektöründe saca şekil verme ve bükme işleminin yapılmasına yardımcı olan makinalara sac bükme makinaları denilmektedir. Günümüzde sac bükme makinaları kullanılarak oluklu sac borular, çelik minareler ve kanalizasyon boruları gibi çeşitli çap ve ebatta borular üretilebilmektedir. Ayrıca sac bükme makinaları, bilgisayar sayımlı kontrollü (CNC) veya hidrolik kontrollü olarak tasarlanabilmektedir. Bu çalışmada, sanayideki mevcut sac bükme makinalarından farklı olarak pnömatik kontrollü bir sac bükme makinasının tasarımı gerçekleştirilmiştir. Bu makinaya ait pnömatik devre Fluid-Sim paket programıyla simüle edilmiş olup bu devrede, 1 adet kompresör, 1 adet şartlandırıcı, 2 adet 5/2 yön kontrol valfi, 3 adet 3/2 yön kontrol valfi, 3 adet debi ayar (kısma valfi) ve 3 adet çift etkili pnömatik silindir kullanılmıştır. Ayrıca pnömatik devre Ondokuz Mayıs Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümü Akışkan Gücü ve Kontrol Laboratuvarında yer alan pnömatik eğitim setinde oluşturulmuştur. Bu çalışma neticesinde, azami 3-4 mm kalınlığa sahip alüminyum esaslı sacların seri bir şekilde şekillendirilmesi sağlanmıştır.
    .
  27. Pnömatik Kontrollü Hassas Kesme ve Delme Makinası Tasarımı
    Mahmut Can Şenel, Cengiz Görkem Dengiz, Mehmethan Demir – Ondokuz Mayıs Üniversitesi
    .
    Hassas kesme makinaları, metalografik inceleme için kesimi yapılacak malzemenin özelliklerini değiştirmeden ve ana malzemeyi deforme etmeden kesen, malzemeyi incelenecek boyuta getiren cihazlardır. Hassas kesme makinaları, genel olarak masa veya tezgâh üstüne kurulacak şekilde dizayn edilmektedir. Bu çalışmada, hem hassas kesme hem de hassas delme işlemini gerçekleştiren pnömatik kontrollü bir masaüstü tezgâhın tasarımı gerçekleştirilmiştir. Kesme ve delme işlemini gerçekleştiren tezgâhtaki işlem sırası; silindirik kesitli numunenin beslenmesi, delme işlemi için kesici ucun malzemeye yaklaştırılması, kesici ucun çalıştırılması (döndürülmesi), kesici ucun lineer hareketiyle delik açılması, kesici ucun geri çekilmesi, hassas kesme diskinin çalıştırılması ve kesme diskinin hareket ettirilerek malzemeyi kesmesi şeklindedir. Tasarlanan pnömatik devre, Fluid-Sim paket programında simüle edilmiş olup pnömatik devrede, 6 bar çalışma basıncında çalışan 1adet kompresör, 1 adet şartlandırıcı, 1 adet basınç kontrol valfi, 2 adet hidrolik motor, 3 adet pnömatik silindir, 2 adet 5/2 yön kontrol valfi, 4 adet 3/2 yön kontol valfi ve 3 adet debi ayar (kısma) valfi kullanılmıştır. Bu tasarlanan makinayla, sürekli malzeme beslemeli, azami 20 mm çapa sahip silindirik numunelerin merkezine azami 30 mm uzunluğunda ve 7.5 mm çapında delikler açılmış ve sonrasında delik açılan numuneler 5 mm aralıklarla hassas bir şekilde kesilmiştir.
    .
  28. Hidrolik Kontrollü Zımparalama ve Parlatma Makinası Tasarımı
    Cengiz Görkem Dengiz, Mahmut Can Şenel, Mustafa Enes Yazıcı – Ondokuz Mayıs Üniversitesi
    .
    Malzemelerin iç yapılarının mikroskop altında görüntülenebilmesi için yüzeylerinin iyi bir şekilde zımparalanıp parlatılması ve ardından uygun dağlayıcı kullanılanarak numune yüzeyinin dağlanmış olması gerekir. Yüzey zımparalama veya parlatma işlemi, dönen bir disk üzerinde bulunan aşındırıcı kâğıtlara numune yüzeyinin uygun şekilde temas ettirilmesi ile sağlanmaktadır. Bu çalışmada, numunenin kendi ekseni etrafında dönerken aynı zamanda dönen bir diske temas etmesini sağlayan hidrolik bir parlatma cihazının tasarımı gerçekleştirilmiştir. Tasarlanan makinanın hidrolik devresi, Fluid-Sim paket programında oluşturularak simüle edilmiştir. Hidrolik devrede, numunenin ve aşındırıcı diskin dönüşleri 2 adet hidrolik motor ile sağlanmıştır. Hidrolik motorların dönüş hızları ise debi ayar valfleri ile ayarlanmıştır. Numunenin döndürüldüğü hidrolik motor, yaylı bir baskı mekanizması sayesinde istenilen kuvvette aşındırıcı disk yüzeyine bastırılabilmektedir. Bu çalışma ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümü Akışkan Güç ve Kontrol Laboratuvarında yer alan hidrolik devre elemanları kullanılarak basit ve kullanışlı bir numune zımparalama-parlatma cihazının tasarımı gerçekleştirilmiştir.
    .
  29. Döküm Yataklar İçin Kullanılabilecek Otomatik Beslemeli Bronz Montaj Sistemi Tasarımı
    Cengiz Görkem Dengiz, Mahmut Can Şenel, Sajjad Shayanmehr – Ondokuz Mayıs Üniversitesi
    .
    Günümüzde pnömatik sistemler endüstri süreçlerinde geliştirilen ve verimliliğin sürekli artmasını hedefleyen ürünlerdir. Bu sebeple hemen her endüstri alanında yoğun olarak kullanılmaktadırlar. Robotik uygulama ve otomasyon sistemleri pnömatik sistemlerin kullanıldığı başlıca sektörlerden biridir. Buna ek olarak montaj hatları dolum – ambalajlama makineleri, gıda sektörü, iş makineleri, motorlu araçlar gibi neredeyse hemen her alanda bu sistemler kullanılmaktadır. Bu çalışmada, döküm yataklar için kullanabilecek otomatik beslemeli bronz montaj sistemi incelenmiştir. Sistemin tasarım ve animasyon bölümü Catia uygulamasında ve pnömatik devre FluidSim paket programında yapılmıştır.
    .
  30. Bantlar Arası Pnömatik Transfer
    Cengiz Görkem Dengiz, Mahmut Can Şenel, Mustafa Yashar Jumaah Shwrba – Ondokuz Mayıs Üniversitesi
    .
    Pnömatik sistemler endüstri proseslerinde ve otomasyon uygulamalarında yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Orta ve büyük ölçekli işletmelerin tamamında küçük işletmelerin ise bir kısmında pnömatik sistemler kullanılmaktadır. Robotik uygulama ve otomasyon sistemleri pnömatik sistemlerin kullanıldığı başlıca sektörlerden biridir. Bu çalışmada, iki üretim bandı arasında transferi sağlayan pnömatik transfer tertibatı tasarlanmıştır. Devre ile bant üzerindeki ürünler alınarak 90° döndürülmekte ve diğer banda aktarılmaktadır. Kurulan devrelerin FluidSIM paket programında simülasyonu gerçekleştirilmiştir.
    .
  31. Hidrolik Sistemlerde Kompozit Malzeme Kullanımı Alanları
    Bahar Uymaz – Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
    .
    İleri kompozit malzemelerin otomotiv ve havacılık sektörleri başta olmak üzere yoğun kullanım alanı bulduğu uygulamalar ve tartışmasız birçok üstünlüklerine rağmen hidrolik sistemlerdeki kullanım oranı ihmal edilecek kadar düşüktür. Literatürde hidrolik silindirlerde polimer matris kompozit kullanımı üzerine çalışmalara rastlanmıştır. Benzer şekilde kompozit malzemelerin valf sürgülerinde sert yüzey kaplama ile kullanımı üzerine de bazı çalışmalar mevcuttur. Ancak bahsedildiği üzere yüksek bir kullanım oranı yakalayamadığı görülmüştür.Bu çalışmada hidrolik sistemlerdeki alt komponentlerin kompozit malzemeden üretilmeye uygun olarak tasarlanması ve kullanılabilecek uygun kompozitlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır.
    .
  32. Elektrik Motorlarının Enerji Verimliliği Açısından Piyasa Gözetimi ve Denetimi Faaliyetleri
    M. Hürol Mete, Berker Karagöz, Murat Özgül, Melik H. Hamidioğulları – T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
    .
    Sanayinin en önemli girdilerinden biri olan enerji, ürün maliyetlerindeki önemli kalemlerden birini oluşturmaktadır. Üretiminde kullanılan kaynakların yerlilik oranlarının artırılmasına yönelik çalışmalara rağmen enerji ithalatı cari açığın oluşmasında belirleyici bir paya sahiptir. Yapılan tespitlere göre sanayide harcanan elektriğin %69’undan fazlası alternatif akım (AC) elektrik motorları tarafından kullanılmaktadır [1]. Söz konusu tüketimin azaltılması amacıyla yüksek verimli elektrik motorlarının kullanımı enerji kaynaklarını ithal etmek durumunda olan ülkemiz için hem dış ticaret açığının azaltılmasında hem de daha düşük maliyet ile üretim yapabilecek sanayici için uluslararası piyasalarda rekabet gücünün artırılması noktasında büyük önem arz etmektedir.11. Kalkınma Planı, 2020 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, Enerji Verimliliği Strateji Belgesi ve Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı ile yerli sanayinin gelişiminde üretim çeşitliliğinin ve katma değerinin yanı sıra verimliliğinin de artırılmasının önemi vurgulanmış olup ürünlerin enerji verimliliği konusu öncelikli faaliyetler arasına alınmıştır [2],[3],[4],[5].Enerji verimliliği mevzuatına tabi bir ürün olan elektrik motorları Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sorumluluğunda yer almakta olup bu bağlamda elektrik motorlarında enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik projeler ve denetimler Bakanlık tarafından yürütülmektedir. Bu bildiride, hem bağımsız olarak piyasaya arz edilen hem de fan, kompresör, vb. makinalara ilişik durumdaki elektrik motorlarının enerji verimliliği ve eko tasarım gerekleri ile ilgili olarak teknik mevzuat uyumunu değerlendirmek amaçlanmıştır.
    .
  33. Gemi Dizel Motorlarının Bakım İşlemlerinde Hidrolik Gücün Kullanılması Üzerine Bir Çalışma
    Murat Yapıcı – Galatasaray Üniversitesi Denizcilik MYO
    .
    Gemi dizel motorları birçok hareketli ve sabit parçadan oluşmaktadır. Bu parçaların boyutlarının büyük olması bakım işlemleri esnasında geleneksel araç gereçlerin dışında güç gerektiren aletlere ihtiyaç duyulmasına neden olmaktadır. Özellikle parçaların bakım amacıyla sökülmesi ve takılması için büyük güç gerekmektedir. İhtiyaç duyulan güç hidrolik yağ kullanımı ile giderilmektedir. Çalışmada gemilerde kullanılan söküm araç gereçlerinin gelişimi ve günümüzde hidrolik güçten nasıl yararlandıkları açıklanmıştır. Sistemin üstünlükleri ve emniyetli çalıştırılması konusunda bilgiye yer verilmiştir.
    .
  34. Lojik Valflerin Kullanım Amaçları, Yapısı, Çeşitleri ve Uygulama Örnekleri
    Faruk Kartal – Modül Modern Eğitim Araçları
    .
    Yüksek debi geçirgenliği ve sızdırmazlık istenen durumlarda lojik valfler kullanılır. Lojik valflerin diğer avantajları ise esnek bir yapıya sahip olması nedeniyle yön kontrol valfi, çek valf, emniyet veya boşaltma valfi, akış kontrol valfi gibi amaçlarla kullanılabilmesidir. Çok karmaşık bir yapıya sahip olmayan lojik valflerin; seçilmesi, çeşitleri, kullanım örnekleri ile ilgili bilgiler verilecektir.
    .
    Sunum sırasında kullanılacak 3D animasyonların tümü ve grafik çizimler yazılım ekibimiz tarafından oluşturulmuştur ve şu ana kadar hiçbir yerde yayınlanmamıştır.
    .
    A. Lojik valfin yapısı
    Lojik valfler; gövde, popet (kapama elemanı), popet kovanı ve kapak olmak üzere 4 kısımdan oluşur.
    B. Alan oranlarına göre lojik valflerin çeşitleri
    Farklı alan oranına sahip lojik valflerin yapısı ve çalışma şeklinin açıklanması. Lojik valflerin sembollerine bakarak alan oranlarının belirlenmesi.
    C. Lojik valflerin pilot sinyaline göre çeşitleri
    • İçten pilotlu lojik valflerin yapısı, çalışma prensibi ve uygulama örnekleri
    • Dıştan pilotlu lojik valflerin yapısı, çalışma prensibi ve uygulama örnekleri
    • Popetin alın kısmında orifise sahip lojik valflerin yapısı, çalışma prensibi ve uygulama örnekleri
    • Popetin koniğinde orifise sahip lojik valflerin yapısı, çalışma prensibi ve uygulama örnekleri
    D. Lojik valflerin kullanım yerine göre çeşitleri
    • Lojik valfin çek valf olarak kullanılmasına ait örnekler
    • Lojik valfin yön kontrol valfi olarak kullanılmasına ait örnekler
    • Lojik valfin emniyet valfi olarak kullanılmasına ait örnekler
    • Lojik valfin boşaltma valfi olarak kullanılmasına ait örnekler
    • Lojik valfin Basınç düşürme valfi olarak kullanılmasına ait örnekler
    • Lojik valfin yük tutma valfi olarak kullanılmasına ait örnekler
    • Lojik valfin Akış kontrol valfi olarak kullanılmasına ait örnekler
    E. Lojik valflerin demontaj yöntemleri ve bunlarla ilgili kullanılan el aletleri ve takımlar
    F. Lojik valflerde meydana gelen sorunların açıklanması
    .
  35. Hidrolik Yağ Soğutucularının Kullanımında Yapılan Uygulama Hataları ve Isıtıcılar
    Faruk Kartal – Modül Modern Eğitim Araçları
    .
    Hidrolik sistemlerde kullanılan hidrolik akışkanların özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklık sorunları ortaya çıkmaktadır. Hidrolik yağların soğutulması amacıyla kullanılan soğutucuların, yanlış uygulamalar nedeniyle hem verimleri düşmekte hem de hiç beklemediğimiz çeşitli sorunlara yol açtığı görülmektedir. Yağın soğutulması kadar ısıtılması da önemlidir.
    .
    Sunum sırasında kullanılacak 3D animasyonların tümü ve grafik çizimler yazılım ekibimiz tarafından oluşturulmuştur ve şu ana kadar hiçbir yerde yayınlanmamıştır.
    .
    A. Hidrolik akışkanların sıcaklığının artmasına neden olan hususlar
    • Olağan sebepler
    • Olağandışı sebepler
    B. Soğutucu seçimi nasıl yapılır?
    C. Soğutucu çeşitleri ve uygulama hataları
    • Fan tipi soğutucuların yapısı, çalışma şekli ve uygulama hataları
    • Boru tipi soğutucuların yapısı, çalışma şekli ve uygulama hataları
    • Plaka tipi soğutucuların yapısı, çalışma şekli ve uygulama hataları
    D. Soğutucularda emniyet valflerinin kullanımının gereği ve önemi
    E. Isıtıcılar
    • Hidrolik akışkanları neden ısıtmalıyız? Soğuk yağın sistemde yaratacağı sorunların açıklanması
    F. Isıtma yöntemleri
    • Elektrik enejisi yardımıyla rezistanslı ısıtıcılar
    • Isıtma devreleri yardımıyla akışkanların ısıtılması
    .
  36. Uzaktan İnsansız İş Makinası Kontrolü
    Bahadır Atılgan – Mert
    .
    Can güvenliği bakımından, bazı çalışmalar uzaktan yapılmak zorundadır. Örnek olarak mayın temizleme, orman atıkları temizleme, tehlikeli eğimlerde çalışmak bu kapsama girebilir. Bu şekilde yapılan çalışmalar eğer belirli bir uzaklıktan kameralar ve uzaktan kumanda sistemleri ile yapılırsa daha emniyetli olmaktadır. Uzaktan kumanda, kontrol edilmekte olan makinanın hidrolik yürüme sistemini, servis hareketlerini kontrol edebilmekle beraber makinanın üzerindeki dizel motor bilgilerinin, hidrolik sistem bilgilerinin, arıza bilgilerinin uzaktaki kullanıcı tarafından görüntülenebilmesini (gerçek zamanlı) de sağlamaktadır. Bunların yanı sıra, kullanıcı tüm operasyonu aynı zamanda kameralar aracılığı ile de izlemektedir. Bu bildiride “uzaktan insansız iş makinası kontrolü” kavramının nasıl uygulanabilir olduğu anlatılacaktır.
    .
  37. Elektronik Flow Share
    İdris Yalçınkaya – Mert
    .
    Güç tüketiminin sınırlı olması, mevcut pompa debisinin yeterli olmaması gibi sebepler hidrolik sistemlerde arzu edilen birden fazla fonksiyonun aynı anda gerçekleşmesini engelleyebilir. Durum böyle iken mevcut debi sistemdeki örneğin ilk valfi beslemeye yeterken, operatörün ikinci bir hareketi devreye almasıyla, mevcut debi artık iki valfi birden beslemeye yetemeyebilir. Bu tür durumlarda Hidrolik akışkan doğası gereği düşük dirençle karşılaştığı yere akacaktır. Ve belki de operatörün ilk devre soktuğu valften sıfır debi geçecektir. Yani operatör ikinci hareketi devreye aldığı için birinci valfin hareketi duracak ve istenmeyen durum ortaya çıkacaktır. Farklı sistemler için valf sayıları artabilir. Örneğin mevcut debi 1. ve 2. valfe yetiyor iken 3. 4. 5. 6. valflerin hep birlikte veya çeşitli kombinasyonlar ile devre girmesi halinde yeterli gelmeyebilir. İşbu bildiri, mevcut debinin yeterli olmadığı hallerde çoklu hareketin yapılmasına olanak sağlayan elektronik akış paylaştırma ile ilgilidir.
    .
  38. Hidrolik Valflerin Aktüatör Teknolojisi
    Arda Tanikyan – Mert
    .
    Günümüzde hidrolik ile elektrik artık iç içe geçmiş bulunmaktadır. Bu bildiride genel hatlarıyla hidrolik valflere bağlanan elektrohidrolik aktüatörlerin çalışma prensipleri ve teknolojilerinden bahsedilecektir. Elektrohidrolik aktüatörlü sistemlerde maksimum verim alabilmek için gerekli ön koşullar değerlendirilecektir. Detaylı tanımdan sonra Danfoss elektrohidrolik aktüatörlerin çeşitleri, haberleşme ve kontrol metotları incelenecektir. Bildiri sonunda genel hatlarıyla elektrohidrolik aktüatorler ve kontrol metotlarıyla ilgili kapsamlı bir bilgi verilmesi hedeflenmektedir.
    .
  39. Rüzgar Jeneratörleri Hidrolik Sistemi
    Ömer Emanet – Mert
    .
    Günümüzde kullanılan yenilenebilir enerji kaynaklarından rüzgar enerjisi; tükenmeyen, temiz, güvenilir ve bunların yanında sağlayacağı kazanç ile yenilenebilir olması temel alındığında düşük maliyetli bir enerji kaynağıdır. Bu çalışmada, rüzgar enerji santrallerinde kullanılan hidrolik sistemlerden bahsederken, bununla birlikte, rüzgar enerjisinin dünya ve ülkemizdeki durumu analiz edilecektir. Bu çalışma, hidroliğin var olduğu bir sistemi, hidrolik mühendisliği açısından incelemenin yanı sıra diğer yandan bir farkındalık yaratma projesidir.
    .
  40. Tersinir Hidrolik Fan Drive
    Arif Kalyoncu – Mert
    .
    Günümüzde kullandığımız soğutma sistemlerinde fan tahriki belirlenirken tüm faktörler dikkatlice ele alınmalıdır. Sistem tasarımını oluştururken üzerinde durulacak en önemli faktör tersinir sistemin gerekli olup olmadığını belirlenmesidir. Tersinir olma özelliği gerekli ise hidrolik fan drive en iyi seçim olacaktır. Bu bildiride, tersinir fan drive teknolojisinin halihazırda kullanılmakta olan temel sistemlerinin yanında, geçmişte nadiren kullanılan ve günümüzde iyileştirme/geliştirme çalışmalarıyla optimize edilen bir sistem anlatılacak ve tersinir olma işlevine sahip hidrolik fan drive sistemlerinin kilit noktaları gözden geçirilecektir.
    .
  41. Hidrolik Sistemlerde Enerji Verimliliği
    Eren Uğurlu – Mert
    .
    Hidrolik sistemlerde kullanılan bileşenlerin ve sistem tasarımının gelişmesi ile enerji verimliliği konusu son yıllarda daha fazla önem kazanmıştır. Bu süreçte, sektör işletmeleri müşterilerine avantaj sağlaması bakımından geleneksel tasarıma sahip sistemlerden ziyade enerji tasarrufu sağlayan modern çözümler sunmayı hedeflemekte ve bu sayede geleneksel sistemlerdeki kayıpları minimize etmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmada istenmeyen güç kayıpları nedeniyle açığa çıkan enerji sarfiyatının çeşitli durumlar için minimize yöntemleri incelenmiştir. Bu durum, son kullanıcıya karşılaştığı enerji maliyetlerinde büyük bir avantaj sağlamakla beraber, makine imalatçılarının ve dolayısıyla sektörümüz işletmelerinin de tercih edilmesini sağlayan faktörlerden biridir.
    .
  42. Hidrolik Araç Yürüyüş Sistemlerinde Verimlilik
    İbrahim Onur Çelik – Dana Brevini Turkiye
    .
    Verimlilikteki çok küçük iyileşmelerin bile hayati önem kazandığı günümüzde araç yürüyüş sistemleri ile ilgili farklı yaklaşımlar, iyileştirmeler ve optimizasyon çalışmaları artan ivme ile devam etmektedir. Her araç yaptığı işe , ağırlığına, yol ve ortam koşullarına bağlı olarak farklı özellikler taşır. Yürüyüş sistemlerinin bu özelliklerin yarattığı gereksinimlere cevap verebilmesi önemlidir. Bu bildiride, yol dışı araç yürüyüş sisteminde hidrolik komponentlerin yoğun olarak kullanıldığı sürekli değişken güç aktarma organları ve verimlilikleri (CVT – Transmission) incelenecektir.
    .
  43. Hidrolik Pnömatik Parça Üreticilerinde Dijital İkiz Oluşturma
    Akın Terzi – Dijital Platform
    .
    Günümüzde Endüstri 4.0 ve Dijitalleşmenin ne kadar elzem olduğu konusunda bir fikir birliği oluşmuş durumdadır. Hidrolik ve pnömatik parça üreticilerinin neden ve nasıl dijital ikizlerini oluşturması gerektiği, markalarını global dünya pazarında nasıl konumlandırabileceği; diğer yandan ise o verilere satın almacı, tasarımcı, planlamacı ve ArGe mühendislerinin o zengin verilere nasıl özgün formatlarda ulaşabileceğinin ve bu iki kitlenin en doğru şekilde teknolojik olarak nasıl ulaşılacağı konusu günümüz sanayici pazarının en önemli alanlarındandır.
    .
  44. Kapalı Çevrim Hidrolik Yürüyüş Sistemlerinde Yeni Nesil Akış Bölücülerin Kullanımı
    Hakan Erdoğan – Bosch Rexroth
    .
    Gelişen teknoloji ile birlikte sanayinin birçok alanında hidroliğin gücünden, verimliliğinden ve kullanım kolaylığından faydalanmaya devam ediyoruz. Mobil inşaat, tarım ve şehir içi iş makinalarının yürüyüş sistemlerinde açık ve kapalı çevrim hidrolik yürüyüş sistemleri kullanılmaya devam etmektedir. Makina üreticileri, artan rekabet ile birlikte firmalarının kültürlerine ve hedef pazarlarına en uygun sistemleri makinalarına uygulamaktadırlar. Makina üreticileri bir yandan makinayı oluşturan parçaların maliyetlerinde tasarruf etmek isterken diğer yandan da verimliliğin, kullanım kolaylığının, güvenlik önlemlerini ve teknolojilerini geliştirmek ve ilerletmek istemektedirler.
    .
  45. Sivil Jet Uçaklarda Farklı Değişken Deplasmanlı Pistonlu Pompa Tiplerinin Güç Tüketimine Etkisinin İncelenmesi
    Alper Bulut – Tusaş
    Ömer Keleş – Gazi Üniversitesi
    .
    Bu çalışmanın amacı, sivil jet uçaklara uygun hidrolik sistem ile hidrolik pompa tasarlanması ve hidrolik sistemlerde kullanılan pistonlu pompaların güç tüketiminin incelenip buna bağlı olarak bir pistonlu pompa tipinin seçilmesidir. İki farklı değişken deplasmanlı eksenel pistonlu pompa tipi incelenmiştir. Bunlar; sabit basınçlı pompa ve çift basınç seviyeli pompa olarak adlandırılabilir. Literatürden elde edilen uçuş evrelerinin farklı yük ve debi gereksinimleri, pompaların tasarımında girdi olarak kullanılmıştır. Pompa tiplerinin AMESIM programı ile bir boyutlu modellemesi yapılmıştır. Yine AMESIM programı ile bir hidrolik sistem modellenmiştir. Bu sistemin iki farklı pompa tipi ile simülasyonu yapılıp performansı ve güç tüketimi incelenmiştir. Aynı zamanda elde edilen verilerin doğrulanması amacıyla seçilen bir pompa tipi ile test yapılıp sonuçlar simülasyon ile karşılaştırılmıştır.
    .
  46. Mobil Hidrolikte CANBUS, CANOPEN VE CANJ1939
    Kerim Karagözler – Elfatek Elektronik
    .
    Canbus nedir? Hangi protokoller nerelerde kullanılır. İş makinelerinde kullanılan mobil valflerin haberleşme protokolleri, devreye almalarda yaşanılan problemler ve çözümleri.
    .
  47. Otonom İş Makinalarına Giriş
    Kerim Karagözler, Hasan Uğuz – Elfatek Elektronik
    .
    Yapay zeka ve Makine öğrenmesi, Otonom iş makinelerinin kullanım örnek kullanım alanları sunum olarak anlatılacak. 1m x 0,5m lik elektrikli bir otonom prototip bir araç çalışması atölyede gösterilecek. Otonom iş makinelerin deki temel birleşenler ve çalışma mantıkları anlatılacak.
    .
  48. Üç Kademeli Çift Etkili Yağsız Su Soğutmalı Pistonlu Kompresörlerde Isı Geri Kazanım Sistemi Uygulaması
    Sinan Pişirici, Ömer Faruk Aydemir, Kaan Şengül – Dalgakıran Kompresör
    .
    Dünyada tüketilen endüstriyel elektrik enerjisinin %15’i kompresörler tarafından kullanılmaktadır. Kompresörlerin ise tükettiği enerjinin %94’ü ısıya dönüşmekte, geri kalan kısım kullanılabilir basınçlı hava enerjisi olarak elde edilmektedir. Günümüzde yükselen enerji maliyetleri de düşünüldüğünde kompresör sistemlerdeki atık ısı enerjisinin geri kazanımı oldukça avantajlı ve neredeyse bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Yürütülecek çalışma ile 220kW çalışma gücünde, üç kademeli, 40 bar, su soğutmalı yağsız bir pistonlu tip kompresöre ısı geri kazanımı uygulaması ve bu uygulamanın sistemsel modeli kurgulanacaktır. Bu model ile farklı çalışma senaryolarında sistemin tepkisi gözlenebilecek ve isterlerin sağlandığı görülecektir. Makinenin boşa geçmesi durumu veya kullanım suyunun kullanım miktarının değişmesi gibi durumlar da dahil olmak üzere tüm senaryolar kurgulanıp sistemin düzgün çalışması sağlanacaktır. Sistemde PID algoritmalı, pnömatik aktüatörlü oransal vanalar, sıcaklık sensörleri, sıcak su tankı ve ısı değiştiricisi kullanılacaktır. Kurulan sistem modeli ile makinenin soğutma performansının da kontrol edilerek kullanım suyunun istenilen sıcaklık ve debide olması sağlanacaktır. Makinenin üç kademeli olması sebebiyle, üzerinde üç farklı eşanjör bulunmaktadır ve bu sistem üç eşanjör ile eş zamanlı olarak çalışmaktadır. İstenilen kullanım suyu sıcaklığı 85°C-90°C aralığındadır. Bu sebeple kademeler arası eşanjörler ikiye ayrılacak, ilk eşanjörden sıcak su sağlanırken ikinci eşanjör havanın sıcaklığını makinenin sağlıklı çalışmaya devam edebilmesi için 45°C seviyelerine düşürecektir. Bu iki eşanjöre giren debi de oransal vanalar ile sıcaklık kontrollü olarak sağlanacaktır. Tüm bu çalışmanın sonucu olarak elde edilen ısı geri kazanım miktarı da anlık olarak ortaya konularak 220kW gücündeki bir kompresörden maksimum ısı geri kazanım verimi sağlanmış olacaktır. Bu sayede elde edilecek yıllık kazanç da çalışmada yer alacaktır.
    .
  49. Yağ Enjekteli Vidalı Kompresörlerde Pnömatik Yağ Giriş Hatının Enerji Verimliliğine Etkisi
    Buğrahan Bahadır, Batur Abalıoğlu – Dalgakıran Kompresör
    .
    Kompresörler endüstride tüketilen elektrik enerjisinin %15’lik kısmını kapsamaktadır. Dolayısıyla kullanıcı için kompresörlerin enerji verimliliğinin önemi makine tercihlerinde çok önemli bir yere sahiptir. Yağ enjekteli vidalı kompresörlerde müşteri için önemli çıktılar kapasite (m^3/min), basınç (bar) ve özgül güçtür (kw/m^3/min). Özgül gücün düşük olması kompresörün daha verimli olduğu anlamına gelmektedir. Bunun için de kompresörün çektiği paket gücünün minimize edilirken kapasitenin maksimum olması hedeflenmektedir. Yağ enjekteli vidalı kompresörlerde yağın kullanılma sebebi rotorların yağlaması, havanın geri kaçışını engellemesi, havanın ve rotorların soğutulmasını sağlamaktır. Kompresörde kullanılacak yağ miktarını belirlerken, vidanın ihtiyaç duyduğu yağ debisi dakikada yaklaşık olarak 2.5 tur atacak şekilde hesaplanıp belirlenmektedir. Kompresörün içinde kapalı bir yağ çevrimi vardır, yağ içerideki basınç farkına göre hareketini sağlamaktadır. Bu sebeple, pnömatik hortumların çapları kompresörün yağ debisini direk olarak etkilemektedir. Yağ miktarının optimizasyonu yaparken pnömatik hortumların çaplarında farklı iterasyonlar yapılarak teorik hesaplamalarla ve testlerle doğrulanmaktadır. Teorik hesaplar sonucunda belirlenen optimum seviyelere yakın pnömatik hortum çap ölçüleri belirlenerek test aşamasına geçilmektedir. Test aşamasında, belirlenen pnömatik hortum çaplarının doğrulamalarını yaparken, vida giriş yağ debisi, enerji tüketimi (paket güç), hava ve yağ sıcaklık değerleri ve kapasite ölçümleri yapılmaktadır. Kompresörde herhangi bir hararet problemi ile karşılaşmamak için hava ve yağ sıcaklıklarının uygun olduğu değerler kabul edilerek, enerji tüketimi minimum seviyeye indirilmiş bir pnömatik sistem tasarımı yapılacaktır. Belirlenen pnömatik hortum çapının, enerji verimliliğini ne kadar etki ettiği gösterilmektedir. Enerji verimliliğinin müşteriye sağlayacağı yıllık kazançta çalışmalarda yer almaktadır.
    .
  50. Sızdırmazlık Teknolojilerinde Kompozit Malzemelerinde Tasarım
    Öz Erman Arusan, Ezgi Özgünerge Falay, Burcu Çalışkanelli – Arnes Mekanik
    .
    İki veya daha fazla malzemenin fiziksel bazı özelliklerinin (hafiflik, dayanım, esneklik, vb.) geliştirilmesi amacıyla birbiri içerisinde çözünmeyecek şekilde birleştirilmesiyle oluşturulan ve meydana geldiği malzemelerden farklı özelliklere sahip yeni tür malzemelere kompozit malzemeler denilmektedir. Malzeme teknolojisindeki gelişmelerle birlikte, kompozit malzemeler sanayi ve teknoloji uygulamalarında gittikçe artan oranlarda kullanılmaya başlanmıştır. Kompozit malzemeler uzay teknolojisi, robot teknolojisi, kimya sanayisi, inşaat ve yapı sektörü, otomotiv sektörü, elektrik-elektronik sektörü, gıda ve tarım sektörü gibi çok çeşitli alanlarda kullanılabilmektedir. Bu malzemeler sahip oldukları yapısal ve karakteristik özelliklerinden (uzun ömür, hafiflik, yüksek kimyasal ve mekanik dayanım, ısıl ve elektriksel iletkenlik, korozyona dayanım, kalıplama kolaylığı, rijitlik, estetiklik ve ekonomiklik) dolayı birçok sektörde diğer malzemelere göre daha fazla tercih edilmektedir. Kompozitlerin yaklaşık % 90’ı plastik esaslı matrislerden üretildiklerinden, kompozit malzemelere takviye edilmiş plastikler de denir. Takviye edilmiş plastikler, düşük üretim maliyetleri, kolay şekil almaları ve amaca uygun üretilebilmeleri nedeniyle pek çok alanda verimli bir şekilde kullanılırlar. Gelişen teknolojiyle birlikte son yıllarda kompozit özellikteki mühendislik plastikleri sızdırmazlık teknolojilerinde de kullanılmaya başlanmıştır. Sızdırmazlık elemanları çok çeşitli ekipmanlarda kullanılan, hareketli veya hareketsiz makine parçaları arasında her türlü maddenin sızmasını önleyen elemanlardır. Sızdırmazlık elemanları, otomotivden hava sanayiine, sıhhi tesisattan petrokimya endüstrisine kadar her türlü makine ve iletim sisteminin en önemli parçalarındandır. Bu kadar yaygın kullanım alanına sahip olan sızdırmazlık elemanlarının malzemeleri ülkemizde genellikle ithal olarak temin edilmektedir. Çoğu zaman basit bir bileşen olarak görülen sızdırmazlık elemanlarının ömrü, kalitesi ve güvenilirliği sistemin genel verimliliği üzerinde büyük etkiler yaratır. Görünüş olarak birbirine çok benzeyen sızdırmazlık elemanları, ölçüsel tolerans, kesit farkı, malzeme kalitesindeki farklılık gibi özelliklerden dolayı uygulamada beklenmeyen ve istenmeyen kötü sonuçlar yaratabilir. Bu çalışmada, mühendislik plastiklerinin sızdırmazlık teknolojilerinde kullanımı ile ilgili detaylı bilgilerden bahsedilecektir. Mühendislik plastiklerinden üretilmiş sızdırmazlık elemanları ve bunların kullanım alanları hakkında bilgi verilecektir. Ayrıca, sızdırmazlık teknolojisinde kullanılan mühendislik plastiği türlerinin mekanik özellikleri karşılaştırılıp, avantajlarına ve dezavantajlarına göre kullanım alanlarında yarattıkları farklar belirtilecektir.
    .
  51. Hidro-Pnömatik Süspansiyon Test Ünitesinin Tasarımı, İmalatı ve Testi
    Fatih M. Botsalı – Konya Teknik Üniversitesi
    Kahraman Küçük, İlyas Genç, Ferhan Fıçıcı – Hidromek
    .
    Bu çalışmaya konu olan hidro-pnömatik süspansiyon sistemi özellikle yüksek tonajlı iş makinalarında son yıllarda karşımıza çok çıkmaktadır. Ülkemizde ilk kez yerli sermaye ile imalatını gerçekleştirdiğimiz hidro-pnömatik süspansiyonun test ünitesinin özellikleri ve kabiliyetleri anlatılmıştır. Test altyapısı parametrik olarak tasarlanmış olup, farklı kütlelere sahip sistemler için en uygun süspansiyon sistem parametrelerini çıkaran bir altyapıya sahip olunmuştur. Test ünitesi taşıt dinamiğinin en temel yapı taşı olan çeyrek taşıt modeli için oluşturulmuştur. Sistemin girdileri iş makinası üzerinden toplanan yol verileri ile sağlanmış olup hem on-road hemde off-road için yol verileri toplanmıştır. Elde edilen veriler ile sistemin konfor değişimi incelenmiştir..
    .
  52. Mobil Hidrolik Oransal Yön Kontrol Valflerinde Sürgünün Konum Kontrolü ve 1B Simülasyonda PID Optimizasyonu
    Burak Alkan, Uğur Yalçınkaya – Akon Hidrolik
    Aytaç Gören – Dokuz Eylül Üniversitesi
    .
    Mobil hidrolik valflerin kontrol edilmesi söz konusu olduğunda, geleneksel yöntem olan manuel kontrol yöntemi teknolojinin de gelişmesiyle birlikte yerini elektronik komponentler ve bunları kontrol eden yazılımlara bırakmıştır. Bu sayede üreticilerin kontrol kabiliyetini ve verimliliği arttırmakta olup güvenlik açısından da önemli bir yere sahiptir.Bu çalışmaya konu olan elektronik kontrol kapalı sistemlerden herhangi biri tercih edilirken, uygulanacağı sistemin niteliğine göre karar verilmelidir.Yapılan literatür araştırmaları ışığında kapalı sistem mobil hidrolik yön kontrol valfi amesim 1B simülasyon programında modellenerek PID parametreleri amesim optimizasyon modülü ile optimize edilecek ve simülasyon sonucu test sonuçları ile karşılaştırılacaktır.
    .
  53. Safety Uygulamalarında, Uygun Pnömatik Devre Çizimi
    Sinan Cem Güney – Festo
    .
    Makine imalatçılarımız iş güvenliği şartlarını yerine getirmek amacıyla INPUT, Logic tarafı kullanılırken, işlenen sinyalleri eyleme dökme tarafında (OUTPUT), uygun ürünlerin kullanılması ve uygun devrelerin yapılması çok önemlidir. Sonuçta almış olduğumuz ve bir mantık devresinde işlemiş olduğumuz bu bilgiyi eyleme dökmemiz gerekiyor. Farklı senaryolar için hangi pnömatik devresine ihtiyacımız olacak? Bu senaryoların Performans seviyesi nasıl belirlenir? Çizeceğimiz devre şemaları ile bu sorulara cevap bulacağız.
    .
    İstenen Pnömatik devreler;
    • Hız düşürülmesi
    • Basınç değeri düşürülerek kuvvet düşümü sağlanması
    • Giriş beslemesinden daha çok havayı eksoz etmek
    • Silindirlerde yön değişimin sağlanması
    • Hareketin kilitlenmesi ve konumunun korunmasını sağlamak
    • İstenmeyen hareketin önlenmesi
    .
  54. Dijital Bakım ve Verimlilik
    Sinan Cem Güney – Festo
    .
    Dijital bakım çözümleri sayesinde Periyodik bakımların doğru planlanması, bakım yöntemlerin ve sistem manuellerine kolay ulaşımı sağladığı gibi, Endüstri 4.0 ‘ü destekleyen makine performansları konusunda bizlere bilgi veren Dashboard çözümleri sayesinde Kestirimce bakımla birlikte işletmelerimizde verimliliği artırmış olmaktayız. Bununla birlikte arıza durumunda arıza tespit- diagnostic fonksiyonları, arızanın oluşumu ve çözümleri konusunda bizlere bildirim yaparak, MTTR (Arıza tamir süresi) zamanını minimize etmekte önemli avantajlar sağlamaktadır.
    .
  55. Pnömatikte Piezo Teknolojisi
    Levent Kumyol – Festo
    .
    Piezo teknolojisi hareket enerjisi ve elektrik enerjisi arasında geçiş imkanı sağlayan yeni bir teknoloji oldu. Piezo maddenin elektriğe verdiği verimli tepki pek çok sektörün ilgilisini çekti ve yoğun ARGE yatırımları yapıldı. Dijitalleşmenin ve sürdürülebilirliğin günümüz ve yakın gelecekte tüm sektörlerdeki stratejilerin temel unsuru olacağı düşünüldüğünde bu teknolojiyi göreceğimiz birçok ürün olacaktır. Pnömatik sektöründe gelişmeleri görmeye başladık. Pnömatik valflerin temel işlevi olan basınçlı havayı yönlendirmek bu teknoloji ile de mümkün artık. Havayı yönlendirmenin ötesinde dijitalleşme ve verimlilik var. Bu bildiride piezo teknolojisi ile üretilen pnömatik ürünler, bu ürünlerin çalışma prensipleri, otomasyonda sağladığı avantajlar ve kullanıldığı sektörler anlatılacak.
    .
  56. Sürdürülebilirlik
    Fikret Kemal Akyüz – Festo
    .
    İşletmeler için ekoloji ve ekonomi artık karşıt hedefler değildir. Aksine, bu iki güç arasındaki etkileşimi iklim koruma önlemleri şeklinde yönetmek, işletmelerin temel görevlerinden biri haline gelmiştir. Otomatik endüstriyel süreçlerin sayısı dünya çapında artmaya devam ederken, otomasyon teknolojisi, verimlilik önlemleri söz konusu olduğunda büyük potansiyele sahip bir sektördür. Dijitalleşme ve Yapay Zeka (AI) bu çalışmaları desteklemekte ve hızlandırmaktadır.Pnömatik Enerji, verimlilik önlemleri kapsamında önemli bir role sahiptir. Dijital ortamda Pnömatik enerjiyi izlemek, anormallik tespiti ve kayıpların belirlenmesi popüler hale gelmektedir. Buna ilave olarak konunun tamamına sürdürülebilirlik kapsamında bütünsel yaklaşmak oldukça önemlidir. Festo için temel bileşenler “Enerji Verimliliğini destekleyen ürünler kullanmak”, “Doğru tasarım ve boyutlandırma”, “Enerji verimliliği servisleri” ve “Eğitim ve danışmalıktır”.Festo AX SW platformu ve AI ile verimliliği arttırma, sürdürülebilirliği destekleyen çözümler ve örnek projeler ele alınacaktır.
    .
  57. Hidrolik Rotary Aktuator Teknolojisi ve Sektör Uygulama Alanları
    Ziya Sadıkoğlu, Adem Kazan – HKTM
    .
    Bu bildiri de döner hareket ihtiyacı olan yerlerde konvansiyonel hidrolik silindir uygulamalarının yerini almaya başlayan hidrolik rotary aktuator konusu ve uygulama alanları işlenecektir.
    .
    Hidrolik rotary aktuatorler hidrolik akışkan vasıtasıyla lineer olarak hareket ettirilen pistonun içte ve dışta evolvent dişli sistem vasıtasıyla bağlı olduğu şaftı belli açılar arasında döndürerek yüksek tork çıkışı elde edilen ekipmanlardır.
    .
    Hidrolik basınçlı yağ kullanarak küçük alanlarda çok yüksek tork üreten bu kompakt ürünler , yüksek güçlerde çalışmalarına rağmen hassas ve kolay bir şekilde kontrol edilebildiklerinden, yüksek torklu sınırlı dönme hareketlerinin gerekli olduğu hemen hemen her sektörde tercih edilebilmektedir. Bu işlevsel verimliliği ve güvenilirliği elde etmek için yüksek üretim hassasiyeti gereklidir.
    .
    Aktuatörün iç kısmı mükemmel bir şekilde korunmalı ve buna göre dizayn edilmelidir.
    .
  58. Hidrolik Şok Sönümleyici Valf Tasarımı ve Zamana Bağlı HAD Analizleri ile İncelenmesi
    Gürkan Topbaş, Seçkin Çelebi – Hidropar Kocaeli
    Zekeriya Parlak (Sakarya Üniversitesi)
    .
    Binalarda, köprülerde, viyadüklerde, makinalarda, içinden akışkan geçen boru hatlarında, büyük vanalarda, pompalarda, valflerde zorlayıcı iç ve dış etkilerden dolayı oluşan titreşimlerin sönümlenebilmesi, aksamın diğer kısımlarının titreşimden zarar görmemesi ve stabil bir çalışma için şok sönümleyiciler kullanılır. Hidrolik şok sönümleyiciler tüm bunları dinamik yer değiştirmeyi minimuma indirerek gerçekleştirir. Bu çalışmada, hidrolik şok sönümleyiciler için yay ve şim (pul) kombinasyonuna sahip sıkışma ve genleşme valfleri tasarımı yapılmış ve sönümleyicinin sadece sıkışma periyodunda, kuvvet-yer değiştirme ilişkisini yakalayabilmek için zamana bağlı, deforme olan hücre ağı yapısına sahip hesaplamalı akışkanlar dinamiği (HAD) analizleri gerçekleştirilmiştir. Analizlerde farklı piston hızları, şim valf rijitliği, by-pass kanalının açık/kapalı olması, sıkışma ve genişleme valflerindeki geçiş kanallarının sayısı ve çapı ve yağ cinsi tasarım parametrelerinin, sönümleyicinin sönüm kuvveti, valfler üzerinde meydan gelen kuvvet ve valflerin açılma değeri üzerindeki etkileri incelenmiştir. Elde edilen bu neticeler ile imalat ve test aşamasından önce tasarım koşulları değerlendirilmiştir.
    .
  59. Kompozit Yataklama Elemanlarının Analiz Programları İle Simülasyonu ve Optimizasyonu
    Yoncagül Çelik Erez – Kastaş
    Cem Tanyeri – Kastaş
    .
    Hidrolik ve pnömatik sistemlerin uzun süre sorunsuz çalışmalarında önemli etkisi bulunan yataklama elemanları, hidrolik ve pnömatik silindirlerde eksene dik gelen kuvvetleri karşılamakta ve metal metale teması engellemek için kullanılmaktadırlar. Kompozit malzemeler, yataklama elemanlarında en sık kullanılan malzemelerden olup fiber yönelimleri, takviye malzeme oranları gibi farklı parametreler ürünün kalitesini ve dayanımını büyük oranda etkilemektedir. Bu çalışmada, Digimat, Moldex3D ve MSC Marc programlarını kullanılarak kompozit yataklama elemanlarının malzemeden ürüne geçiş aşamalarının sonlu elemanlar yöntemi ile analiz edilmesi ve optimizasyon çalışmaları yapılması amaçlanmıştır. Kompozit malzeme modellenmesinde kullanılan Digimat, plastik enjeksiyon üretiminin simule edilmesinde kullanılan Moldex3D ve son ürüne yönelik MSC Marc ile nonlineer analiz çalışmaları yürütülecektir. Yapılan analizler sonucunda, Moldex3D programında ürünün dolum durumu, çekinti değeri ve yarattığı basınç değeri olarak gösterilecektir. Moldex3D programından aktarılan fiber yönelimleri Digimat programında işlenerek malzeme modellenecek ve oluşturulan malzeme modeli Marc programına aktarılıp nonlineer analizi yapılarak sonuçlar karşılaştırmalı olarak incelenip tasarım optimizasyonu yapılacaktır.
    .
  60. Hareketli Mıknatıslı Tip Bir Doğrusal Kompresörün Modellenmesi ve Çalışma Karakteristiklerinin Belirlenmesi
    Mustafa Melih Doğan, Serhan Küçüka – Dokuz Eylül Üniversitesi
    Barış Oğuz Gürses – Ege Üniversitesi
    .
    Bu çalışmada hareketli mıknatıslı bir doğrusal kompresör topaklanmış parametre yaklaşımı ile modellenmiştir. Doğrusal kompresör modeli elektriksel ve mekanik yapılardan oluşan elektromekanik bir sistemdir. Sistemdeki sızıntı kayıpları, motor bakır kayıpları ve viskoz sürtünme etkileri modele dâhil edilirken, ısı kayıpları göz önüne alınmamıştır. Sistemde sıkıştırılan akışkan hava olup ideal gaz alınmış ve durum değişimi izentropik kabul edilmiştir.
    .
    Kompresör pistonu hareketi, gaz basıncı, mekanik yay, viskoz sürtünme ve elektromanyetik kuvvetlere bağlıdır. Sıkıştırma sırasında, basınç belirli bir değere ulaşınca tahliye valfi açılmakta ve basınçlı hava sabit basınç altında dışarı atılmaktadır. Pistonun geri dönüşü sırasında ise basıncın emme basıncına düşmesi ile birlikte emme valfi açılarak sabit basınç altında hava girişi olmaktadır. Çalışmada emiş havası basıncı 100 000 Pa ve sıcaklığı 300 K seçilmiştir. Tahliye basınçları ise sırası ile 300 000 ve 500 000 Pa olarak alınmıştır.
    .
    Yapılan benzetim çalışmalarında sisteme farklı frekanslarda ve genliklerde besleme gerilimi verilerek pistonun dinamik davranışı farklı basınç oranları altında incelenmiştir. Pistonun dinamik davranışı kullanılarak motora verilen güç, kompresör çıkışındaki mekanik güç, elektriksel motor verimi, motorun çektiği akım, kompresöre etkiyen manyetik kuvvet, gaz emme debisi, gaz emme hacimsel verimi, piston strok uzunluğu hesaplanmış ve çalışma parametrelerinin bu değişkenlere olan etkisi incelenmiştir. Sonuçlar, rezonans frekansının çalışma şartlarına bağlı olarak değiştiğini ve rezonans durumu dışındaki çalışmalarda kompresör performansının süratle azaldığını göstermektedir.
    .
  61. Hidrolik Çabuk Bağlantı Elemanları (Hydraulic Quick Couplings/Quick Kaplin), Kullanım Amaçları, Kullanım Alanları ve Seçim Kriterleri
    Feridun Karakuş – Akgül Kalıp Makina (Oleocon)
    Güzide Karakuş – Necmettin Erbakan Üniversitesi
    .
    Hidrolik çabuk bağlantı ekipmanları uluslararası pazarda Quick Couplings, Türkiye’de Quick Kaplin olarak adlandırılmaktadır. Quick Kaplin’ler iş makinelerinden tarım makinelerine, enjeksiyon makinelerinden havacılığa ve elektronik ekipmanların soğutulmasının gerektiği iş kollarına kadar farklı birçok sektörde kullanım alanına sahip bağlantı elemanlarıdır. En önemli avantajları; çevresel olumsuz etkileri azaltmak, kullanım kolaylığı, zaman ve iş gücünden tasarruf, yağ kaçağı kayıplarını azaltmak, iş kazası riskini azaltmak ve verimliliği arttırmak olan bu ekipmanlar değişen ve gelişen teknoloji ile birlikte kendine yeni kullanım alanları da bulmaktadır. Uygulamada sürekli gelişim gösteren Quick Kaplin’ler ile ilgili literatürde henüz yeterli çalışma bulunmamakta olup bu çalışmanın amacı konu ile ilgili eksikliğin giderilmesine katkı sunmaktır. Çalışma kapsamında Quick Kaplin’lerin kullanım amaçları ve kullanım alanları tanımlanmıştır. Doğru Quick Kaplin seçiminin uygulayıcı için önemi vurgulanarak seçiminde nelere dikkat edilmesi gerektiği belirlenmiştir.
    .
  62. Yüksek Hızlı Elektro Hidrolik Servo Valflerin Dinamik Performansının Model Tabanlı Sistem Benzetimi Yaklaşımı İle İncelenmesi
    Mustafa Yosun, Maytap Pelin Balan – DTA Mühendislik
    .
    Hidrodinamik test sistemlerinde ve yüksek hızda kontrol gerektiren havacılık ve savunma sanayi uygulamalarında yüksek dinamik performansa sahip servo valflerin kullanımı sistemlerin kararlılığını ve kontrolünü sağlamak açısından oldukça önemlidir. Bu kullanım alanlarında elektrohidrolik servo valflerin geleneksel valflere göre daha geniş bir bant aralığında çalışması beklenir. Bu çalışmada model tabanlı yaklaşım ile plaka nozul tipi bir elektro hidrolik servo valfin sistem benzetimi yapılmıştır. Komut girdisine karşılık valfin frekans cevabı hesaplanarak bode diyagramları üzerinden çalışma frekansının aralığı incelenmiştir. Valfin dinamik karakteristiğinin akışkan sıcaklığı, viskozitesi gibi koşullara ve valfin tasarım parametrelerine bağlı değişimi değerlendirilmiştir.
    .
  63. Oransal Pnömatik Sistemler Yerine Elektromekanik Silindir Uygulamaları
    Saim Ömür Mola – HKTM
    .
    Pnömatik silindirler, basınçlı gazdan elde edilen enerjiyi harekete dönüştürme yeteneğine sahip bir cihazdır. Elektromekanik silindirler ise, elektrik motoru ile tahrik edilen bilyalı dişlinin dönme hareketini lineer harekete çeviren otomasyon elemanlarıdır.
    .
    Oransal kontrollü Pnömatik silindirler ile hassas konumlandırma, doğruluk, tekrarlana bilirlik söz konusu olabilir ancak havayı kontrol etmek zor ve maliyetlidir. Bu sebeple eğer bir elektromekanik eşdeğeri ile bir pnömatik silindirin başlangıç maliyetini karşılaştırırsanız, elektromekanik çözüm 3 ila 5 kat daha pahalı olabilir. Eğer elektromekanik silindirlerin yaşam boyu işletme maliyetleri bakarsanız, doğru boyutlandırıldığı taktir de elektromekanik çözümü kullanarak tasarruf ettiğinizi göreceksiniz.
    .
  64. Kazıcı Yükleyici Makinelerde Hidrolik Kar Rotatifi Uygulaması
    Ali Zop,  İlyas Genç, Fatma Öz, Ferhan Fıçıcı- Hidromek
    .
    Günümüzde birçok farklı inşaat işlerinin tamamlanabilmesi için kazıcı yükleyici makinelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu makineler önünde farklı yükleme işleri için yükleyici mekanizma grubu, arkasında ise farklı kazı işleri için kazıcı mekanizma grubu bulunmaktadır. Yapılacak iş grubuna göre de farklı tip yükleyici ve kazıcı ataşmanları bulunmaktadır. Bu çalışmada, düşük hız ve yüksek tork için kullanılan, ağır ve hafif araçlarda bulunan, hidrostatik transmisyon teknolojisi ile çalışan kazıcı yükleyici makinelerin yükleyici tarafında kullanılabilecek kar rotatifinin teknik özellikleri ve kazıcı yükleyici makinelere adaptasyonu anlatılmıştır.
    .
    Bu çalışmanın amacı, kullanım alanları genellikle kamu kurumları, havaalanları ve askeri kuruluşların kış aylarında kar ile mücadelesinde yüksek maliyet, efor ve zaman gerektiren bu çalışmalar için kazıcı yükleyici makinelerinde bu çalışmalara destek olabilmesi adına, kar rotatifi ataşmanının kazıcı yükleyici iş makinesinde de uygulanabilirliğidir. Bu amaç ile şerit helezona ve fan sistemine sahip hacimsel kapasitesi 600-1200 ton/sa, perfonmans sınıfı 600 ton/sa olan kar rotatifi ataşmanı çalışması yapılmıştır.
    .
    Bu ataşmanın hidrolik sistemi, ana tahriği ve kule dönüşü sağlayan 1’er adet olmak üzere 2 adet hidromotor, kulede baca açısının ayarlanması için 2 adet hidrolik silindir, 2 adet 3 yollu 2 konumlu (3/2) elektrik kontrollü yön kontrol valfi, ataşmanın kazıcı yükleyici makine ile hızlı bağlantı sağlaması için 5 adet hidrolik “quickfit” ekipmanından oluşmaktadır. Kazıcı yükleyici makinenin hidrolik kar rotatifi ile adaptasyonunun sağlanabilmesi için ana kontrol valfinin dilimi içerisine 1 adet sürgülü valf, kazıcı yükleyici makinede yeni oluşturulan yürüyüş hız modu için 1 adet “inching” valf, ağır hizmet tipi tesisatlar ve hortumlar eklendi. Mekanik sistemde ise, çabuk sök tak ile uyumlu arkalık, gövde, kule, baca mekanizması, fan sistemi, helezonlar, dişli kutusu, emniyet kavraması ve yataklama elemanlarından oluşmaktadır.
    .
    Bu çalışmada, kar rotatifi ataşmanları üzerine bir araştırma yapılarak kazıcı yükleyici makine ile çalışabilmesi için isterler incelenmiştir. Gerekli mühendislik hesaplamaları Microsoft Excel ile yapılmış ve hidrolik komponentler seçilerek hidrolik sistem tasarımı gerçekleştirilmiştir. Creo Parametric programı CAD modülü kullanılarak hidrolik sistem modellemesi gerçekleştirilmiştir. Kar rotatifi ataşmanı prototip çalışması yapılarak saha denemeleri gerçekleştirilmiş ilgili hidrolik sistem gereksinimleri optimize edilmiştir. Bu çalışma sonucunda kar rotatifi ataşmanının kavramsal tasarımları tamamlanmış ve kazıcı yükleyici makinelere adaptasyonu gerçekleştirilmiştir. Saha uygulamaları ve testleri yapılmıştır.
    .
  65. İş Makinelerinde Fren Devreleri ve Komponenetleri
    Engin Giray – Hidropar İzmir
    .
    İş makinelerinde kullanılan akslarda ve fren merkezlerinde negatif – pozitif fren çeşitlerinin anlatılması, fren devrelerine örnekler ,fren devrelerinde kullanılan hidrolik komponentlerin anlatılmı ve seçim kriterleri.
    .
  66. Lastikli Yükleyicilerde Otomatik Güç Kontrolü Sisteminin Kurgusu ve Tasarımı
    Mustafa Karahan – Hidromek
    .
    Bu çalışmada hidrolik pompalarda güç ve torkun otomatik olarak kontrol edilmesi ve ayarlanması anlatılmaktadır. Birçok hidrolik iş ve inşaat makinelerinde güç ve tork kontrolü farklı yöntemlerle uygulanmaktadır, operatörler çalışma koşullarına göre güç kontrolünü ve tork limitini manuel olarak bir anahtar veya şalter ile yapabilmekte, farklı çalışma modları seçebilmektedir. Bu çalışma güç ve tork kontrolün operatör inisiyatifi ve kabiliyetinden bağımsız, otomatik olarak yüksek verimlilikte yapması anlatılmaktadır. Lastikli yükleyici, kazıcı yükleyici vb. makinelerin tipik çalışma koşullarında güç aktarım paketi ve hidrolik sistem eş zamanlı olarak güce ihtiyaç duyduğu birçok çalışma modu mevcuttur. Hidrolik sistemin ve güç aktarım paketinin ihtiyaç duyduğu toplam gücü sağlayacak içten yanmalı motorun makineye paket büyüklüğü olarak sığmaması ve maliyetinin yüksek olması gibi sonuçlar güç regülasyonu ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışma kapsamında kurgulanmış bir güç kontrol algoritması ve yazılımı, sensörler, motor CAN bağlantısından alınan anlık veriler sayesinde yüksek verimlilikte çalışan, sofistike bir otomatik hidrolik güç kontrol yönetimi anlatılmaktadır. Lastikli yükleyici makinelerde güç kontrolü ve regülasyonu sayesinde içten yanmalı motor bayılmaktan (devir kaybından) kurtararak motorun daha verimli çalışması sağlanıyor, yakıt tüketimi düşüyor, aracın üretkenliği ve verimliliği artıyor, güç aktarım organlarına ayrılan güç marjı arttığı için hafriyata penetrasyon ve yükleme kabiliyeti iyileşiyor. Güç regülasyonu yapılırken maksimum koparma kuvvetinden hiçbir ödün verilmiyor ve makinenin performansında düşme olmuyor.
    .
  67. Konvansiyonel Yapıya Sahip Lastikli Yükleyici Makinenin Elektrifikasyonu ve Seri Hibrit Topolojisine Sahip Makine Mimari Yapısının Tasarımı
    Mustafa Karahan, Ferhan Fıçıcı – Hidromek
    .
    Bu çalışma kapsamında konvansiyonel tork çeviriciye sahip güç aktarım paketi ve hidrolik sistem pompaları içten yanmalı motor volanından tahrik edilen lastikli yükleyicinin elektrifikasyonu, güç aktarım paketi çekiş kuvveti ve ana hidrolik sistem gereksinin hesaplarının yapılması, elektrik motoru ile sürülen şanzımanın, hidrolik pompaların ve güç depolama aygıtı süper kapasitörlerinin makineye entegrasyonu anlatılmaktadır.
    .
    Lastikli yükleyici makinelerde kullanılan tork çeviriciler (hidro-dinamik kavrama) yaklaşık %70 verimlilikte çalışmaktadır. Motor volanından alınan enerjinin yaklaşık %30’ u faydalı işe dönüştürülmeden şanzıman yağ soğutucusu ile atmosfere ısı olarak atılmaktadır. Hibrit makinede tork çeviricili bir şanzımana ihtiyaç kalmamaktadır. Elektrik motorları şanzımanı direkt olarak tahrik edebilmektedir. Konvansiyonel makinelerde dizel motor sürekli değişen ve verimliliğinin düşük olduğu yüksek hızlarda çalıştırılmak durumundadır. Hibrit makinede dizel motor daha stabil ve verimliliğin en yüksek olduğu hız aralığında çalıştırılabilecektir. Aynı kaynaktan (dizel motordan) iki farklı kullanıcının (güç aktarım paketi ve hidrolik sistem pompalarının) sürülmesi makine gelen verimliğini ayrıca düşürmektedir. Hibrit makinede iki ayrı kullanıcı (güç aktarım paketi ve hidrolik sistem pompaları), birbirinden bağımsız elektrik motorları tarafından sürülebilecek ve daha verimli çalışması sağlanacaktır. Tipik lastikli yükleyici çalışma koşullarında fren sistemi sık sık ve yoğun olarak kullanılması gerekmektedir. Frenleme esnasında aracın kinetik enerjisi ısıya dönüşerek atmosfere atılmaktadır. Hibrit yükleyici makinede fren sisteminden geri kazanılan enerji süper kapasitörlerde depolanarak tekrar faydalı işe dönüşmek üzere sistemde kullanılabilecektir. Bu çalışmada makinenin üretkenliğinden ödün vermeksizin, çok daha yüksek verimliliğe, düşük yakıt tüketimine ve gürültü seviyesine sahip hibrit lastikli yükleyici makine tasarımı amaçlanmıştır.
    .
  68. Hidrolik Sistemlerde Arıza Tespit, Diagnostik ve Kestirimci Bakım Yöntemlerinin İncelenmesi
    Hakan Güner, Gökhan Tansel Tayyar, Melek Ertogan – İstanbul Teknik Üniversitesi
    Şeniz Ertuğrul – İzmir Ekonomi Üniversitesi
    .
    Elektrohidrolik Servo ve Oransal Valf Kontrollü Sistemler endüstriyel ve askeri uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Makinalarin artan yatırım ve onarım maliyetleri, daha uzun bakım aralıkları ve daha az duruş ve arıza ile daha yüksek sistem güvenilirliği talebi ve arızalar arasındaki ortalama süreyi kısaltma isteği, makina üreticilerini durum izleme sistemlerini makinelerine dahil etmeye zorlamaktadır. Bu durum, özellikle zorlu çalışma koşulları altında ve profesyonel bakım personelinden uzakta 24 saat aralıksız çalışmak durumda olan makinalari içerir ve hidrolik sıvının yanı sıra ekipman durumunun sürekli izlenmesinin gerekli olduğu yerleşik hidrolik tahrik sistemlerine sahip makineler için çok önemlidir. Servo ve oransal valf kontrollü sistem arızaları havacılık ve uzay endüstrilerinde olduğu gibi bazen hayati öneme sahip ciddi sonuçlar doğurabilir.
    .
    Hidrolik sistemlerde karşılaşılan bu arızaları izlemek, tespit etmek ve önlemeye yönelik olarak endüstride durum tabanlı bakım (CBM) ve Kestirimci Bakım (Preventive Maintenance) metodları kullanılmaktadır. Bu makalede hidrolik sistemlerde arıza tespit ve diagnostiğine yönetik olarak kullanılan yöntemler ve çalışmalar paylaşılacaktır.
    .
  69. Kestirimci Bakım Uygulamaları
    Kübra Çınar – HKSM
    .
    Bu bildiride Endüstri 4.0 ve Dijital Dönüşüm kapsamındaki Kestirimci Bakım Uygulamaları ve uygulama alanları işlenecektir.
    .
    Kestirimci bakım ekipman ve uygulamaları; endüstride üretim tesisleri ve yardımcı tesislerde, arıza oluşmadan önce arıza teşhisi ve bildirimi sağlayan sistemlerdir.
    .
    Arıza oluşmadan 3-6 ay öncesine kadar, döner ekipmanlarda oluşacak arızaların (gevşek zemin, balanssızlık, aktarma elemanı, rulman, rotor, stator) teşhis edilmesi, arıza kaynaklı duruşları en düşük seviyeye indirebilmek ve bu duruşlardan kaynaklı üretim kayıplarını önlemesi sebebi ile endüstri kuruluşları tarafından önemsenmektedir ve bu sistemler tercih edilmektedir.
    .
    Kestirimci bakım sistemleri ayrıca günümüzde önem arz eden enerji verimliliği konusunda da iyileştirmeler sağlamaktadır
    .
  70. Tek ve Çift Hidrolik Rotary Aktuatör Hidrolik ve Otomasyon Açısından İncelenmesi
    Gürkan Topbaş, İlham Çelebi – HKTM
    .
    Hidrolik rotary aktüatörler hidrolik enerjiyi mekanik enerjiye çevirerek yüksek tork elde eden ve bunu hidrolik yağ vasıtasıyla helisel hareket ettirilen bir pistonun, dişli sistemini tahrik etmesiyle gerçekleştiren aktüatörlerdir. Ürünün çok az bir yer işgal ederek çok yüksek torklar elde edebildiğin, alan sıkıntısı yaşanan yerlerde tercih edilmektedir. Deneyimledikçe ürünün birçok sistemde kullanımı artmaktadır. Bu çalışmada Liman uygulamalarında kullanılan 0-90 derece arasında çalışarak gümrüklü alanın oluşmasını sağlayan kapak sistemine özel tasarlanan 26.000 Nm Rotary Aktuatöre odaklanılmıştır. Çalışmada 1 adet kapakta tek rotary aktuatörle hidrolik kontrolü ile aynı kapak sisteminin çift aktuatör ile kontrolü incelenmiş, karşılaştırılmıştır. Yan yana birden fazla kapak yerleşimi incelenmiştir. 176 adet kapak, 343 rotary aktuatörden oluşan hidrolik kapak sistemi otomasyon sistemi çalışılmıştır.
    .
  71. Hidrolik Boru Bağlantılarında Kaynaksız Bağlantı Çözümleri
    Sencer Karakuş, Evren Çakıl – Hidroser
    .
    Hidrolik sistemlerde güç ihtiyaçları her geçen gün artmaktadır. Daha yüksek çalışma basınçları ve daha yüksek debi ihtiyaçları ortaya çıkmaktadır. Bunun sonucunda artan boru çapları ve boru et kalınlıkları kaynaklı bağlantı uygulamasını zorlaştırmaktadır.
    .
    Geleneksel kaynaklı boru birleştirme yöntemlerine alternatif olarak kaynaksız boru bağlantı teknolojileri daha çevreci, sürdürülebilir, uluslararası ölçü ve standartlara uygun, pratik ve hızlı bir bağlantı yöntemi olarak kullanılmaktadır.
    .
    6mm-273mm arasında dış çapa sahip boruların 400 bar çalışma basıncına kadar kaynaksız bağlantı yöntemleri bu çalışmada incelenmiştir.
    .
  72. Elektro-Hidrostatik Eyleyicilerde Dinamik Direngenliğin İncelenmesi
    Ahmet Can Afatsun – Repkon Dynamics
    .
    Yüksek verimleri nedeniyle özellikle havacılık sistemlerinde pompa kontrollü Elektro-Hidrostatik Eyleyicilerin (EHA) kullanımı geleneksel merkezi pompalı valf kontrollü eyleyicilere göre yaygınlaşmaktadır. Ancak dinamik başarımları karşılaştırıldığında pompa kontrollü sistemlerin valf kontrollü sistemlere göre geride kaldığı görülmektedir. Havacılık standartlarında eyleyiciler için belirlenmiş birçok başarım ölçütü arasında, eyleyicinin periyodik bozuculara karşı yanıtı ile ilgilenen dinamik direngenlik de bulunmaktadır. Bu bildiride EHA’ların dinamik direngenlik karakteri matematiksel modeller ve benzetimler üzerinden incelenmiş ve edinilen çıkarımlar özetlenmiştir.
    .
  73. Değişken Oranlı Basınç Değiştiricilerin Kullanımı İle Hidrolik Akümülatörlerde Enerji Verimliliğinin Artırılması
    Ufuk Alemdaroğlu, Önder Özer, Sabri Sevim, Tevfik Alpoğlu – Hipaş
    .
    Hidrolik akümülatörler; enerjinin depolanması, akışın düzenli hale getirilmesi gibi amaçlarla hidrolik sistemlerde kullanılmaktadır. Basınçlı kap içerisinde sıkıştırılan gazın azalan hacmi hidrolik akışkan ile doldurulur ve bu sayede belirli bir hacimde akışkan depolanmış olur. Basınç altında depolanan akışkan, hidrolik sistemin ihtiyacına göre çeşitli valflerden geçerek hedeflenen işi yapar. Özellikle artan makine hızları, yer ve ekipman tasarrufu gibi nedenlerle günümüzde daha fazla akışkanın depolanabilmesi için hidrolik akümülatörler yüksek sıkıştırma oranları ile çalışırlar. Hidrolik akümülatörde kullanılan akışkanın azalan hacmi nedeniyle çıkış basıncı da aynı oranda düşmektedir. Düşen basıncın sistem kontrolündeki etkilerini azaltmak için basınç düşürücüler veya kısma valfleri kullanılmaktadır. Basıncın düşürülmesi veya akışın kısılması, sistemin çalışma şartlarına göre değişse de yüksek basınç kayıplarına yol açmaktadır. Bu kayıplar hidrolik akümülatörlerin kullanıldığı sistemlerde enerji sarfiyatına neden olmaktadır. Bu çalışmada, hidrolik akümülatörün çıkışında basınç değiştirici ve kontrolör kullanarak farklı parametrelerde deneysel ölçümler yapılmış ve sonuçlar incelenmiştir. Daha verimli sistemlerin elde edilebilmesi için yenilikçi bir yaklaşımla değişken oranlı basınç değiştirici ve kontrolör kullanılarak kayıpların azaltılabileceği görülmüştür.
    .
  74. İş Makinelerinde Servo Motor Devrimi
    Ahmet Kandeniz, Başar Karaaslan – Parker Hannifin
    .
    İş makinelerinin şehir içi kullanımı son yıllarda artmıştır. Şehir içinde kullanım, bu makinelerin emisyon salınımları ve çevreye verdikleri zararlar göz önüne alındığında bir takım tasarım değişiklikleri yapılmasını zorunlu kılmıştır. Bu değişimin temelinde konvensiyonel içten yanmalı motorların yerini elektrikli servo motorların alması yatmaktadır. Yapılacak bildirinin amacı bu değişimin iş makinelerine etkisini, hem mekanik tasarım hem de hidrolik sistem tasarımı nezdinde değerlendirmektir.
    .
  75. Bir Helikopter Ana Rotor Hidrolik Kontrol Sistemine Ait Kontrol Parametrelerinin İncelenip Kontrolcü Performanslarının Karşılaştırılması
    Hasan Ali Düzağaç, Hakan Çalışkan, Raif Tuna Balkan – Orta Doğu Teknik Üniversitesi
    .
    Hidrolik kontrol sistemleri, helikopter ana rotor pozisyon kontrolünün sağlanması amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Kontrol sistemlerinin hidrolik tahrikli olarak seçilmesinin temel sebebi hassas bir şekilde pozisyon kontrolünün yapılabilmesi ile, sistemin atikliğinin yüksek olması ve sistemin dayanabileceği yük mertebesinin diğer tahrik yöntemlerine göre çok daha yüksek olmasıdır. Helikopter ana rotor kontrolünün temel amacı helikopterin her bir pali için yunuslama açısının belirlenmesi ve bunun helikopterin genel manevralarına girdi sağlayacak kuvvetleri yaratmasına olanak tanınmasıdır. Aynı zamanda atalete, aerodinamik yüklere ve diğer çevresel etkilere karşı sistemin pozisyonunun kontrol altında tutulmasıdır. Bu çalışmada, bir helikopter ana rotor hidrolik kontrol sistemi modellenerek uçuş esnasında sisteme girdi yapacak tüm etkiler incelenmiş, bu etkilere karşı olarak ana rotor sisteminin pozisyonel stablitesini artıracak kontrolcü tasarımları yapılmış ve bu tasarımlar çeşitli performans parametreleri etrafında birbirleri ile kıyaslanmıştır. Helikopter yalpa plakası yunuslama, yatış ve dikey eksen hareketi olarak 3 farklı hareket yapmaktadır. Bu hareketlere ait pozisyon ve hız değerleri, yalpa plakasına bağlı olan üç adet eyleyicinin konumları ve eksenel hızları tarafından belirlenmektedir. Üç eyleyicinin kapalı hidrolik kontrol devreleri, bu eyleyicilere girdi sağlayan tüm helikopter girdi elemanları ve bu elemanlara ait aktarma oranları, yalpa plakasına ait üç farklı çıktının matematiksel olarak ifade edilmesi ve hesaplanması MATLAB/Simulink® kullanılarak yapılmıştır. Performans parametreleri tepe değer, yükselme ve düşme zamanları, frekans eğrileri ve faz farkları olarak incelenmiştir. Her bir hidrolik parametrenin ve kontrol parametresinin etkisi birbiri ile kıyaslanmış olup optimum kontrolcü tasarımına ait yönlendirici bir sonuç tablosu hazırlanmıştır. Sisteme ait girdiler adım girdisi ve sinüs girdisi olarak verilmiştir. Sisteme etkiyen yük, titreşim ve dış etken parametrelerinin kontrolcü tasarımları ile sisteme etkisinin ne düzeyde iyileştirilebildiği incelenmiştir. Çalışmanın sonunda, helikopter kontrol sistemi ve kontrolcü tasarımlarının etkinliği, uygulanabilirliği, sistem cevaplarına pozitif ve negatif etkileri üzerine genel bir değerlendirilme yapılmıştır.
    .
  76. Marine Sektörü LCM Çıkarma Gemisi Yarı Kapalı Devre Hidrolik Uygulaması
    Ender Demir – HKTM
    .
    LCM çıkarma gemileri baş- kıç kapakların açılıp kapanması ve yangın-sintine pompaları için kurgulanan hidrolik kapalı devre dizaynı, bu bağlı olarak yine aynı gemi üzerinde bulunan havalandırma fanları tahriki için kurgulanan açık devre dizaynı bahsedilecektir.
    .
    Sistem gemi üzerinde ki 2 ayrı su jetine bağlı dizel motorların PTO (Power Take Off) çıkışlarından tahrik alınarak değerlendirilmiş, alternatifli çalışma senaryoları yaratılmıştır.